Abraza gitmek nedir, Abraza gitmek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Zıddına, inadına, dikine gitmek: Niçin birbirinizle abraza gidiyorsunuz.

Abraza gitmek tanımı, anlamı

Abraz : Kısır kadın veya hayvan

Abra : Dara. Angarya, yük. Bir değiş tokuşta üste verilen şey. Denge.

Gitme : Gitmek işi.

Gitmek : Bir yere doğru yönelmek. Yeter olmak, yetmek, yetişmek. Herhangi bir durumda olmak. Ölmek. Bir yerden veya bir işten ayrılmak. Dayanmak. Değerlendirmek, saymak, karşılamak. Çıkmak, ulaşmak. Götürülmek, gönderilmek. Makine, işlemek, çalışmak. Belli bir amaçla bir yere devam etmek veya bir işle uğraşmak. Sürmek, devam etmek. Geçmek. Yürümek, yol almak. Bir duruma, bir sonuca ulaşmak, varmak. Yakışmak, yaraşmak. Satılmak. Yapmak. Başvurmak, yapmak. Bir şey zarar görmüş olmak. Tüketilmek, harcanmak. Yok olmak, elden çıkmak.

İnadına : Terslik olsun diye. Gereğinin, istenilenin tersine.

Birbiri : Karşılıklı olarak bir diğeri.

Birbir : Yabancı olmayan, akraba, yakın. Akraba, yakın.

Dikine : Dikey olarak, diklemesine. İnadına.

Dikin : Giyim eşyası. Dikiş.

Niçin : Hangi amaçla, hangi sebeple, neden, niye.

Gidi : Azarlama sözü. Ahlaksız, pezevenk.

Diki : Biraz, bir parça, azıcık. Çalımlı(kimse). [Bakınız: dıkı]. Tane: Üç diki şeker ver. Et parçası. Kemikli ya da kemiksiz pişmiş et, kavurma. Etli ufak kemik parçası. Pamuk ipliği. İplik.

Diğer dillerde Abramovitz yakınsama önsavı anlamı nedir?

İngilizce'de Abramovitz yakınsama önsavı ne demek ? : abramovitz convergence hypothesis, abramovitz cathing up hypothesis