Abroad türkçesi Abroad nedir

  • Yurtdışına.
  • Her yerde.
  • Her tarafa.
  • Yurt dışı.
  • Geniş bir alanda.
  • Etrafa.
  • [#dış Dışarı]da.
  • Yurtdışında.
  • Yabancı ülke.
  • Çet el.
  • Taşra.
  • Yurt dışına.
  • Yurt dışında.
  • Ülke dışı.
  • Dışarı.
  • Gurbette.
  • Ev dışında.
  • Her tarafta.
  • Dışarıya.
  • Çet elde.
  • Taşrada.
  • Dış ülke.

Abroad ile ilgili cümleler

English: Ali has been abroad for three years.
Turkish: Ali üç yıldır yurtdışında.

English: Ali goes abroad almost every year.
Turkish: Ali neredeyse her yıl yurtdışına gider.

English: Ali has been abroad for three years now.
Turkish: Ali şimdi üç yıldır yurt dışında.

English: A friend I went with on our first trip abroad had his wallet pickpocketed. I don't think it left a very good impression.
Turkish: Yurt dışına ilk yolculuğumuzda birlikte gittiğim bir arkadaş cüzdanını çaldırdı. Bunun iyi bir izlenim bıraktığını sanmıyorum.

English: Ali has been living abroad for a very long time.
Turkish: Ali çok uzun bir süredir yurt dışında yaşamaktadır.

Abroad ingilizcede ne demek, Abroad nerede nasıl kullanılır?

All abroad : Aklı karışmış. Çağdışı kalmış. Şaşkın. Geri kafalı.

At home and abroad : Yurtiçinde ve yurtdışında.

Be abroad : Ev dışına çıkmış olmak. Yurtdışında olmak. Artık sır olmaktan çıkmış olmak. Dışarıda olmak.

 

Blaze abroad : İlan etmek.

Blazon abroad : İlan etmek.

Study abroad : Yurt dışında okumak. Yurt dışında eğitim. Yurtdışında eğitim görmek. Yurt dışında eğitim görmek. Yurtdışı eğitim. Yurtdışında okumak.

Go abroad : Yurt dışına çıkış yapmak. Yurt dışına çıkmak. Yurtdışına gitmek. Dışarı gitmek. Yurtdışına çıkmak.

Net factor income from abroad : Yerli üretim faktörlerinin yabancı ülkelerde elde ettikleri faktör gelirleriyle yabancı üretim faktörlerinin ülkede elde ettikleri faktör gelirleri arasındaki fark. Net dış faktör gelirleri. Net dış alem faktör gelirleri.

Abroach : Açılmış veya delinmiş (bir musluk gibi).

Net factor income abroad : Yerli üretim faktörlerinin yabancı ülkelerde elde ettikleri faktör gelirleriyle yabancı üretim faktörlerinin ülkede elde ettikleri faktör gelirleri arasındaki fark. Net dış faktör gelirleri.

İngilizce Abroad Türkçe anlamı, Abroad eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Abroad ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Foreign land : Gurbet. Yad eller.

Overseas : Dış. Denizaşırı. Denizaşırı ülkelere. Denizaşırı ülkelerde. Denizlerin ötesinde bulunan ülke vb. Yurtdışı.

Everyplace : Her yer. Heryer.

Anywhere : Herhangi bir yer. (herhangi) bir yerde. Hiçbir yere. Nerede olursa olsun. Hiçbir yerde. Bir yerde. Bir yere. Herhangi bir yerde. (herhangi) bir yere.

All over the place : Karman çorman. Darmadağın. Her şey her yerde. Her yer. Dağınık. Tam bir dağınıklık.

Backland : Arka bölge. Arka kara. Geri arazi. Arka ülke. Bir ülkenin uzak köşeleri. Arka arazi. Bir ülkenin ücra ve oturulmayan bölümleri. Kır. Arkada bulunan kara.

 

Upstate : Kuzey. Merkezden uzak. Şehir dışına. Şehir dışı. Şehrin kuzeyindeki. Şehir dışında. Taşradaki. Şehir dışındaki.

Freshwater : Tatlısu. Tatlı su. Tatlı suda yaşayan. Tatlısuda yaşayan. İç sular. Tuzluluğu %0,05’ten az olan sular. Denize alışkın olmayan. Tatlı suya ait. Göller, suni göller, lagünler, baraj gölleri, bentler, regülatörler, kanallar, arklar, akarsular, mansaplar, üretme ve yetiştirme yerleri.

On all sides : Her taraftan. Dört bir taraftan. Dört bir yanı. Etrafı çevrilmiş. Dört bir tarafı.

Outside : Dışında. Dış (taraf). En fazla miktar. Dış. Dışına. Ötesine. Dış taraf. Dışarısı. Dış kısım. Dıştan.

Abroad synonyms : far and wide, outwards, oversea, popped, outlands, protruding, anyplace, downstate, without, country, outsides, outside of, away from home, foreign, far and near, foreign country, high and low, jerkwater, right and left, outwith, insets, dehors, backblocks, forth, far out, on every side, exteriors, out, outward, out of doors, boondocks, at every turn, outland.

Abroad zıt anlamlı kelimeler, Abroad kelime anlamı

Domestic : Evine bağlı. İnsanın manevi varlığını oluşturan irade. Eve ait. Kabukla meyvelerde kabuğun sardığı bölüm. Ailevi. Aile ile ilgili. Aile. Ehli. Hizmetçi. Yurt içi.

Abroad ingilizce tanımı, definition of Abroad

Abroad kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Widely. At large. Over a wide space. Broadly. As, a tree spreads its branches abroad.