Absolute quarantine türkçesi Absolute quarantine nedir

Absolute quarantine ingilizcede ne demek, Absolute quarantine nerede nasıl kullanılır?

Absolute : Tam. Absolüt. Tüm. Bilgisayar, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kati. Mükemmel. Düzey. Saf. Sınırsız. Koşulsuz, bağımsız, göreli olmayan ve kendi başına tam sayılan bir olgunun bu niteliği.

Quarantine : Karantina. Karantinaya koymak. Bulaşıcı bir hastalığa maruz kalmış veya hastalığın kuluçka süreci içinde hastalığa yakalanmış olma potansiyeli olan insan veya hayvanların bu hastalığı yaymalarının önüne geçmek için hareketlerinin kısıtlanması, hastalığın görüldüğü bölgeden dışarı çıkmalarının engellenmesi. Bir ülkeyi bulaşıcı sayırlıklardan korumak için dışardan oraya kuşkulu gelenlerin ayrı bir yerde, ya da sayrılık olan bir konuttaki kişilerin o konutta belirli bir süre içinde bekletilmesi. geçici sayrılıktı bir yerden gelen geminin belirli bir süre için yaka ve kıyı ile her çeşit ilişiğinin kesilmesi. Ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ayrıklama. Tecrit etmek (ülke). Karantina altına almak. Karantina koymak. Tecrit.

Absolute abundance : Salt bolluk. Popülasyon içerisindeki bir balık türünün toplam sayısı. Mutlak bolluk.

 

Absolute acceptance : Şartsız kabul. Bir koşula bağlı kalınmaksızın kabul etme. Koşulsuz kabul.

Absolute accommodation : Mutlak uyum.

Absolute address : Gerçek adres. Bir verinin bulunduğu bellek konumunun, donanım üzerinde erişimin doğrudan yapılabileceği biçimde belirtilen adresi. Mutlak adres. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Salt adres.

İngilizce Absolute quarantine Türkçe anlamı, Absolute quarantine eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Absolute quarantine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lockdown : Tutukluların hücrelerine kapatıldıkları durum (ayaklanmadan veya karışıklıktan sonra düzeni yeniden sağlamak amacıyla yapılan). Tecrit (cezaevi vb).

Insulations : İzolasyon. Tecrit etme. Yalıtım. Yalıtma. Yalıtım maddesi. İzole.

Abstractions : Çalma. Ayrılma. Çıkarma. Soyutlama. Aşırma. Alma. Soyut terim. Dalgınlık. Ayırma. Soyut sanat eseri.

Insulation : İzolasyon. Yalıtım. Yalıtım maddesi. Yalıtma. İzole. İzolasyon maddesi. Elektrik akımına karşı yüksek direnç gösteren, elektrik akımına yol vermeyen. Yalıtkan.

Isolation : Tecrit etme. Bir özdek ya da dizgenin, kütle, erke gibi herhangi bir aktarım olayından korumak için çevresiyle ilişkisini kesme. Yalıtlanma. Mikroorganizmaların diğer mikroorganizmalardan veya kültürlerden ayırt edilerek laboratuvar ortamında saf olarak çoğaltılması. enfekte konak veya dokudan alınan örneklerden enfeksiyöz etkenlerin elde edilmesi işlemi. Bulaşıcı hastalık taşıyan bireyi sağlam olanlardan ayırma, tecrit etme, karantinaya alma. bir bileşikten herhangi bir maddeyi ayırma. saf mikroorganizma kültürü üretme, saf kültür elde etme. Tenhalık. Birbaşınalık. Yalıtılma. Bir olay ya da değişkeni salt biçimiyle gözleyebilmek üzere başka olay ya da değişkenlerin etkilerinden arıtarak soyutlama. Yalıtım.

 

Quarantine : Karantina altına almak. Ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bulaşıcı bir hastalığa maruz kalmış veya hastalığın kuluçka süreci içinde hastalığa yakalanmış olma potansiyeli olan insan veya hayvanların bu hastalığı yaymalarının önüne geçmek için hareketlerinin kısıtlanması, hastalığın görüldüğü bölgeden dışarı çıkmalarının engellenmesi. Karantina koymak. Karantinaya koymak. Ayrıklama. Tecrit etmek (ülke). Sağlık koruyumu. Karantinaya almak.

Insularity : Ayırma. Dar görüşlülük. Adalı olma.

Quarantines : Karantinalar.

Quarantining : Ayrıklama. Karantina koymak. Karantinaya koymak. Tecrit etmek (ülke). Karantina altına almak. İzole etmek (ülke). Karantinaya almak.

Divestment : Tasfiye. Yoksun bırakma. Geri çekerek yatırım yapma. Mahrum etme. Soyma. Elden çıkarma. Elinden alma. Bir firmanın finansal veya sosyal hedefleri doğrultusunda bir ya da daha fazla etkinlik biriminin kapatılması ya da varlıklarının bir kısmının satılması.