Accountants türkçesi Accountants nedir

Accountants ile ilgili cümleler

English: Tax season is a very busy time of year for accountants.
Turkish: Vergi sezonu muhasebeciler için yılın en meşgul zamanıdır.

Accountants ingilizcede ne demek, Accountants nerede nasıl kullanılır?

American institute of certified public accountants : Amerikan yeminli serbest mali müşavirler enstitüsü. Birleşik devletler'deki muhasebecilerin büyük meslek örgütü. Amerikan yeminli mali müşavirler enstitüsü.

Accountantship : Saymanlık.

Accountant general : Bir ülkenin muhasebe şefi. Hazine bakanlığı'nı yöneten ve ulusal bütçenin yönetmekle yükümlü olan kişi. Muhasebe uzmanı.

Certified accountant : Yeminli muhasebeci. Yeminli muhasebeci (ingiliz ingilizcesi). Diplomalı hesap uzmanı.

Certified public accountant : Kamu kurumlarında hesap işleriyle uğraşan uzman kişi. Diplomalı muhasip. Mali müşavir. Yetkili bağımsız muhasebe uzmanı. Yeminli muhasebeci. Yeminli hesap uzmanı. Diplomalı hesap uzmanı. Diplomalı hesap uzmanı (amerikan ingilizcesi). Sayman. Hesap uzmanı.

Stock accountant : Malların ambara giriş, çıkış sayışımından ve korunmasından sorumlu olan kişi. Mal sayışmanı.

Chief accountant : Baş muhasip. Başmuhasip. Muhasebe şefi. Baş muhasebeci veya sayman.

 

Accountability : Hesap verme mecburiyeti. Hesap verebilirlik. Sayışım sorumluluğu. Saymanlık. Hesap verme. Mali sorumluluk. Yükümlülük. Bir sayışımla ilgili özelliklerde bilgi verme ve denetleme sorumluluğu. Sorumluluk. Hesap verme zorunluluğu.

Accountable : Tanımlanabilir olan. Mesul. Hesap vermede sorumlu. Açıklanabilir. Hesap sorulabilir. Muhasebe kayıtlarına kaydı gereken işlem. Sorumlu.

Accountancy : Muhasebe kuramı. Muhasebecilik. Muhasebe. Saymanlık.

İngilizce Accountants Türkçe anlamı, Accountants eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Accountants ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clerking : Tezgahtar. Tezgahtarlık yapmak. Yazmanlık yapmak. Katiplik etmek. Memur olarak çalışmak. Katip. Yazmak. Yazman. Katiplik yapmak.

Pursuer : Kovalayan kimse. İzleyen. Dava eden. Davacı. Veznedar. Takipçi.

Bookkeeping : Defter tutma. Ön muhasebe. Muhasebe. Sayışmanlık. Tecimsel işlemlerin tümünün sayışmanlık yöntemlerine uygun bir düzen içinde yazılıklara işlenmesi. Saymanlık. Yazılık tutma. Muhasebecilik. Kuruluşa ilişkin ve işlemlerin tümünü kapsamak üzere tutulması gereken yazılıklarda uygulanılması gereken kural ve yöntemlerin tümünü içine alan bilgi dalı.

Bursar : Sayman (üniversite terimi). Veznedarlık. Burs görevlisi. Vezne. Burs. Devletten ya da herhangi bir özel kuruluştan burs alarak öğrenimini sürdüren öğrenci. Bursiyer. Okul veznedarı.

Business : Firma. İş kuruluşu. Görev. Alım satım. İş. Olay. Mesele. Tecimevi. Tecim işlerinin uygulanabilmesi amacıyla kurulan çalışma yeri. Konu.

Compter : Muhasip.

 

Book keeper : Mali kayıtları sağlayan kimse. Finans müdürü. Mali işler müdürü.

Comptrollers : Kontrolör. Denetleyici. Sayman müdür. Denetçi. Müfettiş. Murakıp.

Accounting : Sayışım kural ve yöntemlerini özet olarak kapsayan yol gösterici. Mahsup. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. İşletmelerin iktisadi etkinlikleri sonucu ortaya çıkan, varlıkları ve yükümlülükleri üzerinde değişme yaratan mali nitelikli işlemlere ilişkin bilgileri kaydetme, sınıflandırma, özetleme, çözümleme ve yorumlama ilke ve yöntemleri. Hesap verme. Hesap vererek. Hesap tutma. Saymanlık. Sayma. Muhasebe.

Chartered accountant : Uzman muhasip. İmtiyazlı hesap uzmanı. Uzman muhasebeci. Yetkili hesap uzmanı. İmtiyazlı muhasebeci. Sayışım uzmanı. Yetkili serbest muhasebeci. Yeminli muhasebeci. Mukaveleli muhasip.

Accountants synonyms : bean counter, businessperson, line of work, inventory accounting, controller, bookkeeper, cash keeper, auditor, audit court, line, bourgeois, pay clerk, bookkeepers, cost accounting, cpa, cost accountant, occupation, certified public accountant, chamberlains, comptroller, certified public bookkeeper, accountant, accountable person, chamberlain, bursars, job, controllers.