Accumulator türkçesi Accumulator nedir

  • [#akü Akümülatör] bloğu.
  • Akımtoplar.
  • Toplayıcı.
  • Akümülatör.
  • Akım toplar.
  • Bilgisayar, bilişim, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Elektrik erkesi biriktiren, iki metal üşek ile üşersel bir çözeltiden oluşan ve boşalınca yeniden doldurulabilen aygıt.
  • Aritmetiksel ya da mantıksal bir işlemin sonucunun saklandığı herhangi bir yazmaç.
  • Biriktirmeç.
  • Elektrik gücünü kimyasal güce çevirip biriktiren ve gerektiğinde yeniden elektrik gücüne dönüştürebilen aygıt.
  • Hafıza.
  • Akü.
  • Akımsaklar.
  • Birikeç.
  • Elektrik akımı verilerek doldurulan, istenildiğinde ters yönde akım vererek, kimyasal erke biçiminde saklı bu erkeyi sınırlı bir süre için geri veren aygıt.

Accumulator ingilizcede ne demek, Accumulator nerede nasıl kullanılır?

Accumulator acid : Akümülatör asidi.

Accumulator battery : Akümülatör bataryası.

Accumulator box : Batarya dolabı. Akümülatör kutusu.

Accumulator bus : Birikeç yolu. Akü yolu. Birikeç veri yolu. Akümülatör yolu.

Accumulator case : Akü kabı. Akü kutusu.

Accumulator register : Birikeç. Akü yazmacı. Birikeç yazmacı. Biriktirici yazmaç.

Accumulator grid : Akümülatör ızgarası.

Accumulators : Akü. Akümülatör.

Accumulate : Birikmek. Çoğalmak. Yığmak. Toplamak. Yığılmak. Toplanmak. Biriktirmek.

Accumulator vehicle : Akülü taşıt.

 

İngilizce Accumulator Türkçe anlamı, Accumulator eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Accumulator ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Grid : En yeni renkli almaçlarda, eleğin yerini alan, 60 cm'lik görüntülük için düşey sıralanmış 650 telden oluşan ızgara. Bilgisayar, biyoloji, nükleer enerji, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Tel kalbur. İletim şebekesi. Bir x ışını tüpünde, anotla katot arasına yerleştirilen ve elektron akısını yönlendiren elektrot. Renk ızgarası. Şebeke. Parmaklık. Sistem. Dekor parçalarının ya da ışıldakların asıldığı çubuk askı palangalarının, birbirine koşut çelik bağlantıların ya da rayların bulunduğu yer.

Agglomerative : Büzgülü. Toplu. Aglomeratif. Yığınsal. Kümelenmiş.

Amassers : Biriktirici. İstifçi.

Galvanic battery : Galvanik pil. Volta pili. Galvanik batarya.

Retention : Tutma. Kaybetmeme. Alıkoyma. Durdurma. Tutulma (ısı veya su vb). Koruma. Bir sesin boğumlanması sırasında, hazırlık aşaması ile çözülme aşaması arasında kalan ve boğumlanmayı gerçekleştiren aşama. Aklında tutma. Akılda tutma.

Storage battery : Akımsaklar dizisi. Akımsakların dizisel ya da koşut olarak bağlanmasıyla oluşan takım. Batarya.

Accumulator register : Akü yazmacı. Birikeç yazmacı. Biriktirici yazmaç.

Retentions : Alıkoyma. Çişini tutma. Kaybetmeme. Durdurma. Akılda tutma. Bellek. Tutma. Harekat alanı nakliye gemileri. Koruma.

Anode : Pozitif kutup. Elektrikle ayrışım olayında ve pillerde, yükseltgenme tepkimesinin oluştuğu elektrot. (elektrikle ayrışımda anotun imi artı, katotun imi eksidir; bu nedenle yalnızca elektrikle ayrışım olayında artıuç da denebilir.). Anod. Artı uç +. Bir üşerçözüşüm gözesinin, bir boşalım borusunun ya da bir eksicik ışınları borusunun, üretecin yüksek gerilimli ucuna bağlı üşeği. Bir elektrik devresinde negatif yükleri çeken pozitif elektrot röntgen tüpü içindeki (+) kutup. Anot. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Artı uç. Artıuç.

 

Mind : An. Bakmak. Beyin. Olay, nesne ya da durumlar karşısında kavramsal ayrıştırma ve birleştirme işlevinde bulunan üst yeti. Anımsama. Dikkat. Zeka. Önemsemek. Kafalı adam.

Accumulator synonyms : nickel iron accumulator, nicad, nickel iron battery, lead acid accumulator, storage battery grid, nickel cadmium accumulator, secondary cell, gatherer, collectors, collector, cathode, mnemonic, condensers, memory, batteries, aggregator, register, adder, voltaic battery, recollection, concentrator, integrator, collecting, accumulative, recollections, gatherers, minds, accumulators, condenser, amasser, storage cell, strorage battery, lead acid battery.

Accumulator zıt anlamlı kelimeler, Accumulator kelime anlamı

Anode : Anod. Anot. Artıuç. Üst-üşek. Pozitif kutup. Artı uç. Bir üşerçözüşüm gözesinin, bir boşalım borusunun ya da bir eksicik ışınları borusunun, üretecin yüksek gerilimli ucuna bağlı üşeği. Elektrikle ayrışım olayında ve pillerde, yükseltgenme tepkimesinin oluştuğu elektrot. (elektrikle ayrışımda anotun imi artı, katotun imi eksidir; bu nedenle yalnızca elektrikle ayrışım olayında artıuç da denebilir.). Artı uç +. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Cathode : Elektrikle ayrışım olayında ve pillerde indirgenme tepkimesinin olduğu elektrot. (elektrikle ayrışımda katodun imi eksi, anodun imi artıdır; bu nedenle yalnızca elektrikle ayrışım olayında "eksiuç"da denebilir.). Negatif kutup. Katod. Eksiuç. Bir üşerçözükte artı üşerleri çeken, aksileri iten, elektriksel erkili düşük olan üşek. Eksi kutup. Katot. Alt-üşek. Fizik, kimya, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Elektrik devresinde negatif kutup.

Nonworker : İşsiz güçsüz. Çalışmayan kimse. Çalışmayan. İşsiz olan kimse.

Accumulator ingilizce tanımı, definition of Accumulator

Accumulator kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, accumulates, collects, or amasses.