Adım sekitmek nedir, Adım sekitmek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Durduğu yerden sıçrayıp uzaklaşmaya kalkışmak.

Durduğu yerden sıçrayıp uzaklaşmasına meydan vermek.

Adım sekitmek tanımı, anlamı

Adım : Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık

Seki : Oturmak için evlerin önüne taş ve çamurdan yapılmış olan set. Toprak üstündeki yükseklik, doğal set, taraça. Sekil. Akarsuların iki yakasındaki yamaçlarda, bazı deniz ve göl kıyılarında görülen basamak biçiminde yeryüzü şekli, teras. Oturulacak sedir biçiminde taş veya set.

Sekitme : Sekitme işi.

Sekitmek : Sektirmek.

Durduğu yerde : Hiçbir emek harcamadan. Gereği yokken. Suçsuz yere.

Kalkışmak : Yetenek, imkân ve gücü aşan bir işe girişmek. Girişmek, başlamak, yeltenmek.

Uzaklaşma : Uzaklaşmak durumu.

Kalkışma : Kalkışmak işi. İsyan, ayaklanma, kıyam.

Vermek : Üzerinde, elinde ya da yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Sahip olmasını sağlamak. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Herhangi bir duruma yol açmak. Tespit etmek. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Kazandırmak, katmak. Doğurmak. Ondan bilmek, atfetmek. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Ödemek. Ayırmak, harcamak. Bırakmak veya bağışlamak. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Yaymak. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Dayamak. Satmak. Hepsini herhangi bir duruma sokmak.

 

Meydan : Alan, saha. Fırsat, imkân ya da vakit. Bulunulan yer ve çevresi, ortalık. Mevlevi tekkelerinde ayin yapılmış olan yer. Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri.

Kalkış : Kalkma işi.

Yerde : Bir yumrukoyuncusunun, yediği yumruk sonucu, ayaklarından başka vücudunun herhangi bir yeri ile yere değmesi, ayakta bitik duruma gelmesi, iplere asılı kalması, yumruklaşma alanı dışına çıkması ya da düşmesi hali.

Verme : Vermek işi.

Durdu : Uzun ömürlü olması, yaşaması istenen çocuklara verilen bir isim.

Uzak : Gidilmesi çok süren, çok ötelerde bulunan, ırak, yakın karşıtı. Yakın olmayan yer. Eli, gücü ya da hükmü yetişmez. Ayrı, birbiriyle yakın ilgisi olmayan. İhtimali az olan. Arada çok zaman bulunan.

Diğer dillerde Adım sayıcı anlamı nedir?

İngilizce'de Adım sayıcı ne demek ? : pedometer