Adenocele türkçesi Adenocele nedir

  • Adenosel.
  • Kistadenom.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Adenocele ingilizcede ne demek, Adenocele nerede nasıl kullanılır?

Adenocancer : Adenokarsinom. Adenokanser.

Adenocarcinoma : Beze uru. Bez dokusundan köken alan veya içerisinde tanınabilir özellikte bez dokusu içeren, kedi, köpek ve kısraklarda daha çok memelerde rastlanan kötücül tümör, adenokanser. Adenokanser. Bir vücut organının duvarında veya iç yüzey hücrelerinde oluşan kanser. Adenokarsinon. Adenokarsinom.

Adenochondroma : Bez ve kıkırdak doku elemanlarından oluşan iyicil tümör. Adenokondrom.

Adenochrome : Adenokrom. Böbrek üstü bezinin renkli kısmı veya böbrek üstü bezinin kabuğu, sürrenal korteks.

Adenocystic carcinoma : Adenokistik karsinom. Bantlar veya silindirler halinde hiyalinize veya müsinöz bir stromayla birbirinden ayrılmış epitel hücre kordonları içeren, yavaş gelişen, sıklıkla tükürük bezlerinde görülen kötücül tümör, adenoid kistik karsinom, silindrom.

Cystic adenocarcinoma : Kistadenokarsinom. Kistik adenokarsinom.

Adeno associated viruses : Parvoviridae ailesinin dependovirüs cinsinde bulunan ve çoğalmaları için adenovirüslerin yardımına gereksinim duyan virüsler. Adenovirüslerle ilişkili virüsler.

Adenoblast : Ana bez hücresi. Adenoblast. Embriyonik bez hücresi. Embriyonel gelişim esnasında bez dokusunu oluşturacak olan öncü hücrelerden her biri, adenoblast. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Embriyonal gelişim sırasında bez dokusunu oluşturacak olan öncü hücrelerden her biri, embriyonal bez hücresi.

 

Intestinal adenocarcinoma : Bağırsak adenokarsinomu. Kıvrım bağırsak adenokarsinomu.

Cystadenocarcinoma : Kistik boşluklar içeren, bez dokusundan gelişen kötücül tümör, kistik adenokarsinom. en çok yumurtalıktan köken alır, ayrıca pankreas ve tiroit bezi dokusunda da görülür. Kistadenokarsinom.

İngilizce Adenocele Türkçe anlamı, Adenocele eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Adenocele ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdomen : Batın. Karın. Karın (böcek gövdesinde). Abdomen. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karnın altı. Böcek gövdesinin alt kısım.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

Cystadenoma : Bez hücrelerinden gelişen, seröz veya müsinöz salgı içeren kistik yapılı iyicil tümör, adenosel, kistik adenom. Kistik adenom.

Abaxial : Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksenden uzak. Aks kemiği dışında. Eksendışı. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksen dışı. Abaksiyal.

 

A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

Abdominal distention : Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Karın gerginliği. Abdominal gerginlik.

Abdominal pain : Karın ağrısı. Abdominal ağrı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

Adenocele synonyms : a dna, abdominal fat necrosis, abdominal palpation, a crochordon, abattoir, a clay, abdominal ovariectomy.