Administer a shock türkçesi Administer a shock nedir

Administer a shock ingilizcede ne demek, Administer a shock nerede nasıl kullanılır?

Administer : Tayin etmek. Tatbik etmek. İdare etmek. Yönetmek. Hizmet etmek. Vermek (ilaç, ceza vb). Tedvir etmek. Vermek (ilaç veya ceza vb). Uygulamak. İcra etmek.

A : La (müzik terimi). Miktar belirtir. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Atom ağırlığı. Herhangi bir. Amperin simgesi. Bir. Argonun simgesi. Belirli bir tür veya nitelikteki. En yüksek not.

Shock : Sarsmak. Şok. Dehşete düşürmek. Sarsma. Balyalamak. Sarsıntı. Demet yapmak. Elektroşok uygulamak. Tahıl balyaları.

Administer a medicine : İlaç vermek.

Administer an oath : Andiçirme. Ant içirmek. Yemin ettirmek.

Administer an oath to somebody : Yemin ettirmek.

Had a shock : Şok geçirdi. Beklenmedik ve rahatsız edici bir şeyle karşılaştı.

Administer an oath to : Yemin ettirmek.

İngilizce Administer a shock Türkçe anlamı, Administer a shock eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Administer a shock ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Boggle : Yüzüne gözüne bulaştırmak. İrkilmek. Duralamak. Korkmak. Yanaşmamak. Çekinmek. Şaşırtmak. Ürkmek. Becerememek.

Awing : Korku vermek. Korku veren.

Appal : Dehşete düşmek. Sarsmak. Yıldırmak. Şoka uğratmak. Dehşete düşürmek. Şoke etmek.

 

Awe : Saygıyla karışık korku. Dehşet. Korku. Haşmet. Huşu içinde bırakmak. -i dehşete düşürmek. Şaşkına uğratmak. Korku vermek. Korku ve merakla karışık saygı.

Affrights : Korku.

Bulldoze : Buldozerle temizlemek. Buldozerle düzleştir. Boyun eğdirmek. Zorla kabul ettirmeye çalışmak. Buldozerle üzerinden geçmek. Buldozerlemek. Üstünden buldozer geçirmek. Gözdağı vermek. Dozerle düzlemek.

Fazing : Altüst etmek. Sinirlerini bozmak. Çekindirmek. Ödünü koparmak. Rahatsız etmek (argo terim). Çözmek. Düşündürmek. Cesaretini kırmak. Moralini bozmak.

Affrighted : Korku.

Bulldozed : Gözdağı vermek. Buldozer ile temizlemek. Buldozerle üzerinden geçmek.

Awes : Korkuyla karışık saygı. Dehşet. Ululuk. Saygıyla karışık korku. Şaşkına uğratmak. Korku vermek. Huşu. Korku. Huşu içinde bırakmak. Haşmet.

Administer a shock synonyms : affear, aweing, frightens, appals, faze, appaling, appalls, fazed, fazes, frighten, appall, boggled, gallies, alarm.