Aerobik solunum nedir, Aerobik solunum ne demek

Aerobik solunum; bir biyoloji terimidir.

  • Hücrede yalnız moleküler oksijenin kullanıldığı bir solunum şekli

Biyoloji'deki anlamı:

[Bakınız: oksijenli solunum]

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Oksijenli solunum.

İngilizce'de Aerobik solunum ne demek? Aerobik solunum ingilizcesi nedir?:

aerobic respiration

Aerobik solunum hakkında bilgiler

Oksijenli solunum, aerobik solunum olarak da bilinir. Organik besinlerin Oksijen yoluyla yakılarak ATP elde etme işidir. Hücrede besinlerdeki kimyasal enerjinin oksijen kullanarak açığa çıkarılması demektir. Sonucunda net 38 ATP üretilir.

C6H12O6 (s) + 6 O2 (g) → 6 CO2 (g) + 6 H2O + 38 ATP

Aerobik solunum anlamı, tanımı:

Hücre : Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk. Küçük oda.

Oksijen : Atom numarası 8, atom ağırlığı 16 olan, hidrojenle birleşerek suyu oluşturan, rengi, kokusu ve tadı olmayan, havada beşte bir oranında bulunan bir gaz, müvellidülhumuza (simgesi O).

Solunum : Bütün canlılarda, oksijen alıp karbondioksit verme biçiminde görülen hareket, teneffüs. Bitkilerde geceleri oksijen alıp karbondioksit verme, gündüzleri ise karbondioksit alıp oksijen verme biçiminde görülen hareket.

 

Moleküler : Moleküle ilişkin, molekülle ilgili.

Organik : Organlarla ilgili, uzvi. Doğal yolla yapılan. Canlı, güçlü (ilişki). Bir görevi yerine getirmekle yükümlü kuruluşla ilgili olan.

Besin : Yenilebilir, beslenmeye elverişli her tür madde, azık, gıda. Yaşamak, varlığını sürdürmek için gerekli şey.

Kimyasal : Kimyaya ait, kimya ile ilgili, kimyevi.

Enerji : Organların çalışabilmesi ve vücut ısısının sürdürülebilmesini sağlayan besin ögelerinin oluşturduğu güç. Maddede var olan ve ısı, ışık biçiminde ortaya çıkan güç, erke. Manevi güç.

Çıkarılma : Çıkarılmak işi.

Demek : Erişmek. Saymak, kabul etmek. Söylemek, söz söylemek. öyle mi. Düşünmek. Bir dilde karşılığı olmak. Ad vermek. Oranlamak. Ummak. yani, anlaşılan. Herhangi bir ses çıkarmak. bir şey anlamına gelmek. Bir işe kalkışmak, yeltenmek. inanılmayan, beklenmeyen durumlarda kullanılan pekiştirme veya şaşma sözü. Herhangi bir kanıya, yargıya varmak.