Agreeing türkçesi Agreeing nedir

  • Aynı fikirde olma.
  • Kabul eden.
  • Anlaşma.
  • Kabul ederek.
  • Razı olma eylemi veya durumu.

Agreeing ile ilgili cümleler

English: I can't believe I'm agreeing to this.
Turkish: Bunu kabul ettiğime inanamıyorum.

English: I appreciate you agreeing to meet with me.
Turkish: Benimle tanışmayı kabul etmeni takdir ediyorum.

English: I can't thank you enough for agreeing to help me with Tom.
Turkish: Tom'la birlikte bana yardım etmeyi kabul ettiğiniz için sana yeterince teşekkür edemiyorum.

English: I don't remember agreeing to that.
Turkish: Onu kabul ettiğimi hatırlamıyorum.

English: I don't remember agreeing to anything.
Turkish: Bir şeyi kabul ettiğimi hatırlamıyorum.

Agreeing ingilizcede ne demek, Agreeing nerede nasıl kullanılır?

Agreeingly : Kabul eder bir şekilde.

Disagreeing : Sürtüşmek. Anlaşamamak. Uyuşmamak. Çelişmek. Karşıt görüşte olmak. Bozuşmak. Aynı fikirde olmamak. Uymamak. Atışmak. Dokunmak.

Agree on : Kararlaştırmak. Üzerinde anlaşmak. Üstünde anlaşmak. Okeyleşmek. Üzerinde mutabık kalmak.

Agree to : Uymak. Mutabık kalmak. Boyun eğmek. Rıza göstermek. Uygun bulmak. Anlaşmak. Muvafakat etmek. Kabul etmek.

Agree to differ : Aynı fikirde olmamaya razı olmak. Ayrı şeyler düşünebilmek. Karşıt görüşte olmaya razı olmak.

 

Agree upon : Kararlaştırmak. Anlaşma sağlamak. Üzerinde anlaşmaya varmak.

I quite agree : Oldukça aynı fikirdeyim. Kesinlikle katılıyorum. Oldukça katılıyorum.

Agreeability : İyi huyluluk. Dostluk. Tatlılık. Şenlik. Uygunluk.

Agree together : Birlikte kabul etmek. Birlikte razı olmak. Sözleşmek.

All agree : Söz birliği yapmak. Herkes hemfikir. Herkes razı.

İngilizce Agreeing Türkçe anlamı, Agreeing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Agreeing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Reception : Kabul. Alınma. Alma. Tv yayını alma. Resepsiyon. Alış. (cep telefonu için) çekme veya sinyal. Karşılama. Tepki. Kabul töreni.

Accord : Akort. Vermek. Uzlaştırmak. Uyumlu hale getirmek. Uyuşturmak. Anlaşmak. Uymak. Uyum sağlamak. Ahenk vermek.

Acquiescent : Kabullenici. Uysal.

Calling card : Kartvizit. Arama kartı. Telefon kartı. Kart.

Response : İçgüdü, itki ve uyaranlarca güdülenen ve ortak tanımı bulunan edim. Bir gözlem aracında yer alan sorulara ya da sınarlara alınan ve bir bilgi içeriği olan sözlü ya da eylemli karşılık. Yansıma. Cevap. Herhangi bir uyarıya karşı gösterilen tepki, reaksiyon. Tepki vermek. Müdahale. Uyarım. Tepki. Gözlem ya da ölçüye vurulan bireyin bir soru ya da sınara verdiği yanıt ya da bir uyarana gösterdiği tepki.

Acceder : Anlaşan. Anlaşmaya varan kimse. İktidara yükselen kimse.

Acceptor : İlaç molekülleriyle dönüşümlü olarak bağlandıkları halde herhangi bir etkiye neden olmayan almaç benzeri büyük moleküllü yapılara verilen ad. Onaylayan kimse. Ödekte yazılı parayı ödemeği kabul ettiği anlamına gelmek üzere ödeği imzalayan kişi. Poliçede ödemeyi kabul eden kişi. Poliçenin muhatabı. Kabul eden kişi. Muhatap. Alıcı. Ödeği kabul eden. Kabulcü.

 

Consentient : Uyumlu. Razı. Birbirine uygun.

Intromittent : İntromitent. Ekleyen. Araya sokma görevi olan. İçeri koyma görevi olan.

Pax : Roma barış tanrıçası. Yolcular ya da konaklayanlar anlamında yaygın kısaltma. Batı virginia eyaletinde yerleşim yeri. Sulh.

Agreeing synonyms : kiss of peace, organic process, catabiosis, biological process, assent, agreement, afternoon, wish, how do you do, agreements, acceptant, acknowledgment, senescence, alliance, acknowledgement, hello, agreeably, hail, bargain, susceptive, accordancy, welcome, accepter, acceptors, salute, well wishing, acceders, concessively, aging, alliances, hi, arrangement, compliments.

Agreeing zıt anlamlı kelimeler, Agreeing kelime anlamı

Young : Yavru. Taze. Gençler. Küçük. Gençlik. (hayvan) yavru. Döl. Hayvan yavrusu. Genç. Yeni.