Alienatory endorsement türkçesi Alienatory endorsement nedir

  • Temlik cirosu.
  • Bir poliçeden doğan tüm hakları başka birine devretmek.
  • Bir senetten doğan bütün hakların başka birine devredildiği ciro biçimi.
  • İktisat alanında kullanılır.

Alienatory endorsement ingilizcede ne demek, Alienatory endorsement nerede nasıl kullanılır?

Endorsement : Havale. Onay. Aktarım. Onaylama. Bono, çek, poliçe gibi kambiyo senetlerinin hak sahibi tarafından başkasına devredilmesi için sözkonusu senetlerin arkasının imzalanması işlemi. bk. iş hacmi. Tasdik. Ciro. Açıklama. Kıymetli evrak. Poliçenin arkasına imza atıp onaylama.

Bank endorsement : Bana cirosu. Üzerinde bulunan imzaya göre bir senedin haklarının bankaya aktarılması. Banka cirosu.

Blank endorsement : Poliçenin ciro edilen kişinin ismi yazılmaksızın imza edilmesi. Açık bölge. Beyaz ciro. Elinde bulunduran kimseye ödemeli olan imza (çek, senet vs üzerinde). Tahsil edecek kişinin adı yazılmadan yalnızca arkası imzalanarak çeklerin ve diğer ticari senetlerin devredilmesi işlemi. Açık ciro.

Delay endorsement : Onayı geciktirmek. Onayı ertelemek veya bekletmek.

Draft endorsement : Poliçe cirosu. Poliçenin ciro edilmesi.

İngilizce Alienatory endorsement Türkçe anlamı, Alienatory endorsement eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Alienatory endorsement ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

Endorsement in full : Tam ciro. Destek. Onay. Tam senet.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu.

 

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Alienatory endorsement synonyms : a change in demand, abnormal budget expenditures, a change in individual demand, abnormal budget receipts, a pass through certificate, a shift in demand, abolition of forced labour convention.