Alite türkçesi Alite nedir

  • Alit.

Alite ile ilgili cümleler

English: A socialite is a person who is well known in fashionable society and is fond of social activities and entertainment.
Turkish: Bir sosyete moda toplumda iyi tanınan ve sosyal faaliyetlere ve eğlenceye düşkün bir kişidir.

English: Paris Hilton and Kim Kardashian are some of today's most famous socialites.
Turkish: Paris Hilton ve Kim Kardashian günümüzün en ünlü sosyetelerinden bazılarıdır.

Alite ingilizcede ne demek, Alite nerede nasıl kullanılır?

Aliter : (hukuk terimi) uygulanması için farklı kanun veya kural gerektiren. Aksi takdirde.

Baalite : Putperest. Herhangi bir sahte dinin takipçisi. İdol tapınanı. Fenike ve kartaca tanrıçası baal'e tapınan. Baalist. Baalcı.

Bakalite : Bakalit.

Boncalite : Bonkalit. Buğdaydan un elde edilirken ele geçen, buğdayın ince kepek ve endosperm kısmından oluşan en az % 10 protein ve en çok % 3 ham selüloz içeren, b grubu vitaminlerce zengin, değirmencilik yan ürünü.

Coalite : Birleşmek. Bir bedende beraber büyümek. Aynı bedende birleşmek. Birleştirmek. Yarı-kok. Semi-kok. Yan-kok.

Danalite : Danalit.

Decaliter : Dekalitre. On litre.

Decaliters : On litre. Dekalitre.

Dekaliter : On litreye eşit olan kapasite birimi. Dekalitre.

Egalite : Eşitlik.

İngilizce Alite Türkçe anlamı, Alite eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Alite ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aristocracy : Asiller. Soyluluk sistemi. İktisadi, sosyal ve siyasi gücü elinde bulunduran soya bağlı bir sosyal sınıf. Asillik. Aristokrasi. Asıl-zadegan. Asiller zümresi. Soyluluk. Soyluerki. Soylu yönetim.

Vitality : Dayanma gücü. Zindelik. Canlılık. Dirilik. Ruh. Can. Yaşama gücü. Hayat. Hayatiyet. Güç.

High society : Sosyete. Yüksek sosyete. Kibarlar alemi.

Upper crust : Kaymak tabaka. Yüksek sosyete. Üst tabaka.

Live : Oturmak. Beslenmek. Naklen. Elektrik akanının geçmekte olduğunu belirtir deyim. elektrik tehlikesine karşı uyarı. İkamet etmek. Hayatta kalmak. Sürmek (yaşam veya ömür). Hayatın tadını çıkarmak. Yaşamak. Akım açık.

Elect : Seçmek. Görevlendirmek. Oylayarak seçmek. Atamak. İntihap etmek. Karar vermek.

Chosen : Seçilen. Seçilmiş. Cennetlik. Seçilmiş olan.

Aliveness : Dirilik. Diri olma durumu. Farkındalık. Canlılık.

Beau monde : Moda dünyası ve yüksek sosyete (fransızca). Yüksek sosyete.

Viable : Yaşar. Yaşayabilir. Uygun. Geçerli. Varlığını sürdürebilir. Tutarlı. Varlığını bağımsız olarak sürdürebilen. Kendi ayakları üzerinde durabilen (toplumsal veya siyasal veya ekonomik açıdan). Yaşayabilecek durumda olan (organizma). Uygulanabilir.

Alite synonyms : liveborn, elite group, society, clerisy, upper class, few, intelligentsia, life, cream, pick, animation, animate, vital, nobility, living, bon ton, smart set, technocrat.

Alite zıt anlamlı kelimeler, Alite kelime anlamı

Dead : Ölü zaman. Cansız. Işığı hızla söndürme eylemi. Acımasız. Uyuşuk. Işığı hızla azaltarak söndürme. Çok. Ölü. Çıkmaz.

Inanimate : Ölü. İnanimat. Sönük. Ruhsuz. Sıkıcı. Dirimsiz. Cansız. Donuk.

Dull : Duygusuzlaşmak. Kalın kafalı. Matlaştırmak. Renksiz. Tatsız. Körletmek. Duygusuz. Fersiz. Sersemletmek. Sıkıcı.