Allowed band türkçesi Allowed band nedir

  • Bir katıdaki eksiciklerin olası erke aralığı.
  • İzinli kuşak.
  • İzinli bant.
  • Fizik alanında kullanılır.

Allowed band ingilizcede ne demek, Allowed band nerede nasıl kullanılır?

Allowed : İzin verilen. İzin verildi. İzinli. Yetkili. İzin verilmiş.

Band : Boş film yapımında kullanılan, üzeri duyarkatla örtülü, çok geniş bir tabandan film boylarına göre istenilen ende kesilmiş parçalardan her biri. bir filmin, boşfilmden dolu filme kadarki bütün çeşitlerini anlatır genel terim. henüz birleştirilmemiş ses ve görüntü taşıyan filmler. (kötü anlamda) dikkate değer hiç bir özellik taşımayan, sıradan sinema yapıtı. Bando. Ağın üst kenarında, içinden germe telinin geçtiği uçkurluk. Koşut ve birbirine yakın iki çizgi arasında kalan alan parçası; tayfda birbirin yakın iki dalga boyu arasında kalan parça. Şerit. Bağlamak. Tenis, bilgisayar, fizik, gitar, uzay, kimya, madencilik, masa tenisi, sinema, televizyon, jeoloji alanlarında kullanılır. Bant. Frekans bandı. Kolan.

Allowed him to : Ona olanak verdi. Onun – yapmasını mümkün kıldı. -yapmasına izin verdi.

Allowed the appeal : Mahkeme kararına karşı itirazı kabul etti. Önceki kararı bozdu. Temyizi kabul etti. Dilekçeyi kabul etti.

Allowed time : Orta aşamada bir işçinin, belli bir işi, olağan koşullar altında ve kendini zorlamadan yapabilmesi için gereken zaman. Müsaade edilen zaman. Zaman ayırmak. Müsaade edilen süre. Ölçek süre.

 

Allowed traffic load : Müsaade edilen trafik yükü.

İngilizce Allowed band Türkçe anlamı, Allowed band eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Allowed band ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accumulation coefficient : Birikim katsayısı. Bir yüzeyde yüzerilen özdecik yoğunlaşması artış hızının, söz konusal özdeciklenin değişim evresindeki yoğuşumuna oranı.

Absorptiometer : Soğurum ölçmek için kullanılan alet. Soğurma cihazı. Absorbsiyometre. Soğurumölçer. Belli dalga boylarında ışınını soğurumundan yararlanarak özdek derişimi ölçen aygıt.

Accelerometer : Hızlanmayı. Doğrusal ya da dönel ivmeyi ölçme işinde kullanılan aygıt. İvme ölçme aleti. Akselerometre. İvmeölçer. Devinen bir cismin ivmesini ölçen aygıt. İvmelenmeyi ölçen cihaz. Hızlanma ölçer. Gösteren ve kaydeden bir cihaz (havacılık).

Absolute magnitude : Mutlak büyüklük. 10 parsek (3,26x10 ışık yılı) uzağındaki bir yıldızın görünür büyüklüğü. Saltık büyüklük.

Abnormal reflection : Olağandışı yansıma. Üşeryuvar (iyonosfer) katmanının dönüşül sıklığının üstündeki telsiz dalgalarının yansıması.

Acoustic feedback : Akustik geribesleme. Bir ses aygıtı çıktısının birazının aygıtın girdisine ulaşarak çıktıyı etkilemesi. Hoparlör geri beslemesi. Ses geribeslemesi.

Acoustic absorptivity : Ses emiciliği katsayısı. Bir yüzey tarafından soğurulan ses erkesinin yüzeye vuran erkeye oranı. Ses soğurganlığı. Ses emiciliği.

 

Abcoulomb : Saltık coulomb. Saltık birimler dizgesindeki elektrik yükü birimi. On kulon. Cgs sisteminin elektromanyetik birimi. Abkulon.

Absorption band : Absorpsiyon bandı. Soğurum kuşağı. Soğurma bandı. Bir soğurum izgesinde belirtken karanlık bir kuşak.

Absorption loss : Emme kaybı. Absorpsiyon kaybı. Soğurum yitimi. Emme yitiği. Soğurma kaybı. Bir ortamdan geçen ya da bir ortamın yüzeyinden yansıyan bir erke türünün bir kesiminin başka bir erkeye dönüşerek yitimi. Emme yitmesi.

Allowed band synonyms : absorptivity, absorption edge, absolute units, absolute concentration, abampere, absolute zero.