Alışveriş nedir, Alışveriş ne demek

Alışveriş; bir ticaret terimidir.

"Alışveriş" ile ilgili cümleler

  • "O bir defa bile görmemişti bu adamı. Bir alışverişi yoktu onunla." - T. Buğra

İktisat alanındaki kelime anlamı:

Genellikle satın almak anlamında kullanılan, alıp satma işlemi.

Bilimsel terim anlamı:

Tecimsel olsun ya da olmasın bir nesneyi alıp verme işlemi.

İngilizce'de Alışveriş ne demek? Alışveriş ingilizcesi nedir?:

shopping, purchase, buying

Alışveriş hakkında bilgiler

Alışveriş, bir mal ya da hizmeti para karşılığı alma ve satma işidir. Eskiden daha çok bakkal ve benzeri küçük esnaftan yapılırken günümüzde daha çok alışveriş merkezlerine kaymıştır. İnsanların kendi üretemedikleri malları ve ihtiyaçları bir bedel karşılığında almalarına dayanır. Tarihte takas ile başlamıştır.,

Fiziksel alışverişin yanı sıra günümüzde sık kullanılmaya başlayan E-ticaret( İnternetten Ticaret) yöntemidir. Giyimden,elektroniğe elektronikten oyun ,hediyelik sektörüne kadar yüzlerce sektörde binlerce hatta milyonlarca ürünle karşılaşmanız ve satın almanız mümkündür.

Alışveriş ile ilgili Cümleler

  • "Tom'un benimle alışverişe gitmek istememesinin nedenini biliyor musunuz?" "Sanırım o, alışverişi sevmiyor."
  • Sen hiç alışveriş yaparken hastalanan kadın gördün mü? Göremezsin, çünkü, eve gelir evde hastalanır, alışverişini yarım bırakmaz.
  • Ali annesinin ona verdiği alışveriş listesini kaybetti ve sadece yemek istediği şeyleri aldı.
  • Oturma odasında video oyunları oynarken, Annem bana onunla alışverişe gidip gitmeyeceğimi sordu.
  • "Alışverişinizden mutlu değilseniz, istediğiniz zaman iade edebilirsiniz." "Bu sözü yazılı olarak alabilir miyim?"
  • Nihai terfinizi aldığınız zaman, nihai alışverişinizi yaptığınız zaman, mükemmel evinizi satın aldığınız zaman, birikim yapıp maddi güvencenizi sağladığınız zaman ve başarı merdivenlerinin basamaklarına tırmanıp gelebileceğiniz en yüksek noktaya geldiğinizde heyecanınız da kaybolur ve kaybolacaktır. Peki ya sonra ne olacak? Yolun sonunu görebilmek için daha ne kadar çaba sarf etmek zorundasınız? Eminim anlıyorsunuzdur; hiçbir zaman yeterli olmayacak. Öyleyse kendinize şu soruyu sormak zorundasınız: Önemli olan nedir?
  • Bütün ev işlerini yapmak zorunda kaldım, ama keşke sinemaya ya da alışveriş yapmaya gitseydim.
  • Oturma odasında video oyunları oynarken, annem bana onunla alışverişe gidip gitmeyeceğimi sordu.
  • Oturma odasında video oyunları oynarken annem bana onunla birlikte alışverişe gidip gitmeyeceğimi sordu.
  • Savaş sırasınca, Birleşik Devletler İngiltere'yle olan tüm alışverişi kesmeyi denediler.
 

Alışveriş kısaca anlamı, tanımı:

Satma : Satmak işi.

Alışverişi kesmek : Biriyle ilgisi kalmamak.

Alışverişe çıkmak : Alım satım işi için çarşıya gitmek.

 

Alışveriş yapmak : Alım satım işini gerçekleştirmek.

Alışveriş sigortası : Kredi kartı ile satın alınan eşyanın belirli bir sürede hasara uğraması veya çalınması durumunda poliçe maddelerine göre sağlanan güvence.

Pazarlıklı alışveriş : Pazarlaşmak suretiyle yapılmış olan alım satım.

Düşünce alışverişi : Karşılıklı görüş bildirme, fikir teatisi.

Dost ile ye iç alışveriş etme : "alışverişte iki taraf da kendi çıkarını düşündüğünden iki dost arasındaki alışveriş dostluğu bozabilir" anlamında kullanılan bir söz.

Dostlar alışverişte görsün : "gösteriş olsun, iş görüyor densin (diye)" anlamında kullanılan bir söz.

Dostluk başka alışveriş başka : "iki kişi arasındaki dostluk, alışverişte birinin ötekine özverili davranmasını gerektirmez" anlamında kullanılan bir söz.

Dostluk kantarla alışveriş miskalle : "iş ilişkilerine dostluk karıştırılmamalıdır" anlamında kullanılan bir söz.

Dostluk okkayla alışveriş dirhemle : "dostluğun değeri ölçülemez, alışverişse ölçülü yapılmalı" anlamında kullanılan bir söz.

Satım : Satış.

Muamele : Davranma, davranış. Alışveriş. İşlem. Yol, yöntem. İşlem.

Ahzüita : Alışveriş.

Aksata : Alışveriş.

Pazar : Belli bir şeyin satıldığı yer. Alışveriş. Cumartesi ile pazartesi arasındaki gün. Rize iline bağlı ilçelerden biri. Tokat iline bağlı ilçelerden biri. Satıcıların belirli günlerde mallarını satmak için sergiledikleri belirli geçici yer.

İlişki : Bağlantı, temas. İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas.

Münasebet : İki şey arasındaki uygunluk. İlişik, ilişki, ilinti. Sebep, vesile, gerekçe, neden.

Hizmet : Birinin işini görme veya birine yarayan bir işi yapma. Görev, iş. Bakım, özen, ihtimam.

Alışveriş merkezi : Belirli bir yerde etkinlik gösteren perakendeci işletmeler topluluğu.

Alışveriş özeği : Bir ailenin gereksinme duyduğu bellibaşlı malların özellikle tektencilikle satıldığı, genellikle kentlerin, özel araçlarla ulaşılabilecek uzak yerlerinde bulunan ve genel durgulukları olan alışveriş alanı.

Alışveriş yetkilisi : Mal iyesi adına ve sayışımına işlemlerde bulunan kişi.

Diğer dillerde Alışveriş anlamı nedir?

İngilizce'de Alışveriş ne demek? : n. shopping, custom, buying and selling, trading, deal, connection, dealing, traffic

Fransızca'da Alışveriş : commerce [le], emplette [la], marché [le], négoce [le], shopping [le], courses

Almanca'da Alışveriş : n. Besorgung, Einkauf

Rusça'da Alışveriş : n. купля-продажа (F), коммерция (F), покупки (PL), торговля (F)