Announcers türkçesi Announcers nedir

Announcers ile ilgili cümleler

English: What do announcers do?
Turkish: Sunucu ne yapar?

Announcers ingilizcede ne demek, Announcers nerede nasıl kullanılır?

Radio announcer : Radyo spikeri.

Sports announcer : Spor sunucusu. Spor spikeri. Spor muhabiri.

Television announcer : Televizyon spikeri.

Tv announcer : Televizyon spikeri.

Announcer : Sözcü. İlan eden kimse. İlan eden. Mübelliğ. Spiker. Sanatçıları ve gösterileri seyirciye tanıtan görevli.. Cazgır. Sunucu.

Announce publicly : Halka açıkça ilan etti. Halka açık oturumda beyan etti. Halk önünde ilan etti.

Announce : İlan etmek. Yüksek sesle bildirmek. Anons ettirmek. Okumak. Bildirmek. Beyan etmek. Adaylığını açıklamak. Anons yapmak. Tebliğ etmek. Anons etmek.

Announceable : Kamuoyuna bildirilebilir. Duyurulması mümkün. İlan edilebilir. Beyan edilebilir.

Announce for : Bildirmek.

Announce good news : Müjdelemek.

İngilizce Announcers Türkçe anlamı, Announcers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Announcers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Emcee : Teşrifatçı. Sunmak. Bir programın sunuculuğunu yapmak. Protokol müdürü. Protokol yetkilisi. Sergilemek. Protokol müdürü olarak çalışmak. Teşrifatçı olarak çalışmak. Protokol yetkilisi olarak çalışmak.

 

Emcees : Protokol müdürü olarak çalışmak. Protokol yetkilisi. Bir programın sunuculuğunu yapmak. Bir kutlamanın ev sahipliğini yapmak. Emcee (sunmak). Sunmak. Protokol yetkilisi olarak çalışmak. Teşrifatçı olarak çalışmak. Bir etkinliği sunmak. Sergilemek.

Spokesperson : Konuşmacı. Sözcü olmak. Marka yüzü. Başka bir kimse veya grup adına konuşma yapan kimse.

Newsmen : Gazeteci. Gazete sahibi. Gazeteci yazar. Haberci.

Advertize : Tanıtım yapmak. İlan vermek. Duyurmak. Reklamını yapmak. Reklam yapmak. İlan etmek.

Speakers : Hoparlör. Hoparlörler. Meclis başkanı. Spikerler. Konuşmacılar. Konuşmacı.

Vixenish : Hırçın. Huysuz.

Cry : Bağırmak. Seslenmek. Haykırmak. Haykırış. Haykırma. Çığlık atmak. Feryat. Ağlama. İlan etmek. Ağlamak.

Sound : Bilgisayar, fizik, gramer, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Derine dalmak (balina). İşitme duyusunu, uyaran dalga; bu tür dalgaların beynin işitme özeğini etkilemesi. Yerinde. İyi. Söylemek. Ciğerlerden gelen havanın ses yolunun herhangi bir noktasındaki boğumlanması ile oluşan ve yayılarak kulakta, bir ünlü olarak veya bir ünlü ile birlikte algılanan titreşim: a, m, n, y, s. Gibi gelmek. Selen odası. Geçerli.

Crier : Duyuru yapan kimse. Ağlayan kimse. Mübaşir. Tellal. Haykıran kimse. Çığırtkan. Seyyar satıcı.

Announcers synonyms : trump out, blat out, enunciator, criers, spokeswoman, blazon out, presenter, speaker, introducers, mouthpieces, proclaimers, brassy, promulgators, rapporteurs, declarers, announcer, denote, post, coryphaeus, mouthpiece, anchorman, proclaimer, state, anchorperson, commentator, spokesmen, blare out, publicise, spokesman, spokeswomen, comperes, compere, cryer.

Announcers zıt anlamlı kelimeler, Announcers kelime anlamı

Undeclared : Açığa vurulmamış. Açıklanmamış. Beyan edilmemiş. Beyan edilmeyen. Bildirilmemiş.