Antagonisms türkçesi Antagonisms nedir

Antagonisms ingilizcede ne demek, Antagonisms nerede nasıl kullanılır?

Antagonism theory : Gelirlerin paylaşılmasında, emek ve sermayenin rakip durumunda olduklarını ileri süren kuram. Antagonizm kuramı.

Chemical antagonism : Agonistin, antagonist ilaçla kimyasal olarak birleşmesi sonucu etkisiz duruma getirilmesi olayı. Kimyasal antagonizma.

Competetive antagonism : Agonist ve antagonist maddenin aynı almaç için yarışmasıyla oluşan ve etkinin yönü ve şiddetinin ortamdaki agonist ve antagonist madde yoğunluğuna bağlı olduğu etkileşme türü, kompetetif antagonizma. Yarışmalı antagonizma.

Lactic antagonism : Laktik antagonizm. Laktik asit bakterilerinin ürettiği bakteriyosin gibi maddelerin, gıdalarda patojen veya bozukluk yapan mikroorganizmaların gelişimini baskılama mekanizması.

Physiological antagonism : Fizyolojik antagonizma. Fizyolojik antagonizm. Bir ilaç veya zehrin doku veya organlar üzerinde oluşturduğu temel etkisinin, aksi yönde etki yapan diğer bir ilaç tarafından, ayrı bir almaç veya mekanizma aracılığıyla, azaltılması veya ortadan kaldırılması, bağımsız antagonizma.

Antagonistic probe : Bir görüşmede gerçekliğinden kuşku duyulan kimi yanıtların sınanabilmesi için yanıtlayıcıyla sağlanmış uylaşımın geçici ve amaçlı olarak örtük bir çatışkınlığa dönüştürülmesi, bk. yoklama. Karşıtyoklama.

 

Antagonising : Karşı koymak. Husumete sebep olmak. Düşmanlığa sebep olmak. Düşman etmek. Kızdırmak. Karşı çıkmak. Husumeti tahrik etmek. Önlemek (ayrıca antagonize). Kışkırtmak. Aleyhine çevirmek.

Noncompetetive antagonisma : Antagonist maddenin, almacına önceden veya sonradan molekülünde oluşan reaksiyon sonucu dönüşümsüz olarak bağlandığı ve agonistin etkileyeceği almaç sayısı azalacağı için doz-cevap eğrisinin basıklaşacağı zıt yönde olan etkileşme türü, kompetetif olmayan antagonizma. Kompetetif olmayan antagonizma. Yarışmasız antagonizma.

Antagonise : Karşı çıkmak. Kızdırmak. Aleyhine çevirmek. Karşı koymak. Düşman etmek. Düşmanlığa sebep olmak. Kışkırtmak. Husumete sebep olmak. Husumeti tahrik etmek. Önlemek (ayrıca antagonize).

Antagonistic : Karşı olan. Zıt. Düşman. Karşıt. Düşmanca. Karşı çıkan. Muhalif.

İngilizce Antagonisms Türkçe anlamı, Antagonisms eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Antagonisms ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dueler : Düello yapan kimse. Düellocu. Resmi bir kavgada başka bir kimseyle dövüşen kimse.

Opposition : Bir çatma doğrultusunda ya da bir çelgiden hemen sonra boşaltmaya düşmeden, karşı savut namlusuna aralıksız dayanarak (yumuşakça karşı koyarak) geliştirilen saldırı. Salınımlarda yarım dönümlük evre değişimine girme. iki gezegenin güneşin iki yanında bir doğru üzerimde bulunma evreleri. Mücadele. Engelleme bildirisi. Adı ve çeşidi belirtilen bir belgite ilişkin bölüntülü ödemeleri ve kaybolan bir belgitin alış veriş işlemini engellemek ve bunlar üzerindeki hakların korunulmasını sağlamak amacıyla gerekli yerlere yapılan bildiri. Karşısav.

 

Oppositions : Mücadele. Başkaldırma. Karşıtçılık. İtiraz. Karşı koyma. Karşısav. Aykırılık.

Hate : İğrenmek. Kin beslemek. İğrenme. Nefret etmek. Sevmemek. Hoşlanmamak. Nefret. Beğenmemek. İstememek.

Opposer : Karşıt olan kimse. Muhalefet eden kimse. Düşman. Rakip. Muhalefet eden.

Antagonize : Aleyhine çevirmek. Düşman etmek. Kışkırtmak. Kızdırmak. Karşı çıkmak.

Disagreement : Tartışma. Münakaşa. Uygun bulmama. Bir ölçer ya da ölçekle, tutumları ölçülen kişilerin herhangi bir sınar ya da anlatımda dile getirilen tutumu benimsemeyerek yadsımaları durumu, bk. uyuşmama. Uyuşmazlık. Mübayenet. Tutum, görüş, kanıları ölçülen çeşitli kişilerin ya da aynı bireyin yanıtları arasındaki benzemezlik ya da terslik. Anlaşmazlık. İhtilaf.

Division : Filumların bir araya gelmesiyle teşekkül eden, canlıların sınıflandırılmasında kullanılan bir terim. divizyo. Pay etme. Bölünme. Ayrılık. Siklet (boks). Kısım. Toplu bir birliğin bölümlere ya da kesimlere ayrılması. Göz. Küme (futbol terimi). Segmentasyon.

Someone : Kimse. Şahsiyet. Birisi. Önemli kimse. Biri. Bir kimse.

Grudge : Garaz. İsteksiz olmak. İstemeyerek vermek. Garez. Vermek istememek. Hınç. Haset. İsteksizce vermek. Çok görmek.

Antagonisms synonyms : foeman, protestation, animosity, biles, oppositeness, antinomy, adverseness, enemy, feud, infighting, antithesis, enmities, competition, feuds, foe, bile, hatred, move, incompatibility, hatefulness, antipathy, bad blood, rivalries, adversity, competitions, conflict, tug of war, emulation, contentions, withstander, animosities, backlash, soul.

Antagonisms zıt anlamlı kelimeler, Antagonisms kelime anlamı

Agonist : Aynı yönde etki yapan. Hareketi ilişkili başka bir kas tarafından dengelenen kas (anatomi terimi). Ödül için yarışan yarışmacı (eski yunanistan'da olduğu gibi). Agonist.

Refrain : Kendini tutmak. Kaçınmak. Frenlemek. Çekinmek. Geri durmak. Sakınmak. Alıkoymak. Nakarat.