Antenna türkçesi Antenna nedir
- Boynuz.
- Sırgavıl.
- Alıcı uyarga.
- Çeşitli eklem bacaklıların başlarında bulunan eklemlerden yapılmış bir çift duyu alma organı, duyarga.
- Duyarga.
- Çeşitli eklem bacaklıların başlarında, rotatorlarda ve balıklarda bulunan, eklemlerden yapılmış bir çift duyu alma organı. anten.
- Akımmıknatıssal dalgalara kaynaklık eden, çoğu kez bir elektriksel titreşim çevriminin beslediği iletken tel.
- Araba anteni.
- Akımmıknatıssal dalgalann algılanmasında kullanılan, çoğu iki ucu yalıtılmış iletken tel ile doğrultucu gereçten oluşan düzenek.
- Uyarga.
- Biyoloji, fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır.
- Anten.
Antenna ile ilgili cümleler
English: Ali connected the TV to the antenna that the previous owner of his house had mounted on the roof.
Turkish: Ali TV'yi evin önceki sahibinin çatıya monte ettiği antene bağladı.
English: The TV antenna broke away in last night's storm.
Turkish: Geçen gece anten, fırtınadan kırıldı.
English: The Andorians have blue skin, white hair, and antennae.
Turkish: Andoryalıların mavi deri, beyaz saç ve antenleri vardır.
English: The man tried to install his own antenna.
Turkish: Adam kendi antenini kurmaya çalıştı.
English: Antennas should be placed on the highest part of the building, preferably.
Turkish: Antenler tercihen binanın en yüksek kısmına yerleştirilmeli.
Antenna ingilizcede ne demek, Antenna nerede nasıl kullanılır?
Antenna amplifier : Anten yükselteci.
Antenna aperture : Anten açıklığı.
Antenna array : Anten dizisi. Anten dizilimi.
Antenna assembly : Anten tümleşkesi.
Antenna azimuth movement : Anten azimut hareketi.
Antenna coil : Anten bobini.
Antenna changeover switch : Anten değiştirme anahtarı.
Antenna cord : Anten kordonu. Sırgavıl kordonu.
Antenna coupler : Anten bağlaştırıcısı. Anten bağlayıcı.
Antenna capacitance : Anten kapasitesi.
İngilizce Antenna Türkçe anlamı, Antenna eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Antenna ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Directional antenna : Yönlendirici anten. Yönlü anten. Tevcihli anten. Yöneltici anten. Yalnız bir doğrultuda yayın yapan verici ya da yalnız bir doğrultudan gelen yayınları alan alıcı dalgalık. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yöneltmeli anten. İstikamet anteni. Yöneltilmiş anten. Yöneltmeli dalgalık.
Aerial : Teneğe değişli. Havaya ait. Hayali. Anten ile ilgili. Havai. Havayla ilgili. Hava. Havaya ilişkin. Hava ile ilgili.
Memorandum : Bir görüşme sırasında beliren durumları saptamak ve ilerde anımsamayı sağlamak üzere tutulan yazım. Memorandum. Nota. Genelge. Duyuru. Layiha. Andıç. Bir işlem için, hatırlatma yazılımı; unutulmaması gerekli işleri yazmağa yarar günlemeçli yazılık. Pusula.
Cornu : Boynuz, boynuzsu çıkıntı. Kornu. Boynuza benzeyen parça.
Nondirectional antenna : Yöneltmesiz anten. Her yöne yayım yapan anten. Yönsüz anten.
Feeler : Algılayıcı. Sentil. Dokunaç. Mastar ağzı. Delik pergel. Yoklayıcı. Filer çakısı. Böceklerde ya da omurgasız başka bazı hayvanlarda bir veya iki çift bulunan, boynuzumsu duyu örgenciği.
Receiver : Karşılayan. Bir tecim belgitini düzenliyenden alan ilk kişi. bir tecim belgitinde yazılı parayı borçlusundan alan kişi. Yığın iletişiminde örgütlü ya da örgütsüz aktarma araçlarıyla, kendisine bilgi ya da ileti yollanan kişi. Ahize. İcra memuru. Alıcı. Tahsildar (vergi, gümrük). Ahize (telefon). Reseptör. Toplama kabı (distilasyon).
Omnidirectional antenna : Omnidireksiyonel anten. Çok yönlü anten. Tümyönlü anten. Yöneltmesiz anten. Bir verici yayacın yayınının, bulunduğu bölgenin herhangi bir yerinden alınabilmesi için, her doğrultudan eşit yeğinlikte ışınım yapabilen dalgalık. Yöneltmesiz dalgalık. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Detector : Yüklü parçacıkların ya da ışılcıkların içinden geçerken oluşturdukları üşerleşim ile kendilerini ele verdikleri gm sayacı, çiftüşek gibi aygıtlardan her biri. Biyoloji, fizik alanlarında kullanılır. Algılayıcı. Algıç. Gaz kromatografisi kolonundan çıkan maddeler içinde organik maddelerin varlığını algılayan cihaz. verilen örnekte radyasyon varlığını algılayan cihaz. Hissedici. Bulucu. Sezici. Dedektör. Detektör.
Antenna synonyms : receiving system, transmitting aerial, antennae, electrical device, scape, turning iron, bending pin, sender, dipole, aerials, scapes, bending iron, horn, kerato, antler, sensitivity, transmitter, sensitiveness, dipole antenna, bentpin, horns, horning, feelers.
Antenna zıt anlamlı kelimeler, Antenna kelime anlamı
Insensitiveness : Duygusuzluk. Duyarsızlık. Hissizlik. Hissetmezlik.
Insensitivity : Duygusuzluk. Duyarsızlık. İzansızlık. Hissizlik.
Antenna ingilizce tanımı, definition of Antenna
Antenna kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A movable, articulated organ of sensation, attached to the heads of insects and Crustacea. There are two in the former, and usually four in the latter. They are used as organs of touch, and in some species of Crustacea the cavity of the ear is situated near the basal joint. In insects, they are popularly called horns, and also feelers. The term in also applied to similar organs on the heads of other arthropods and of annelids.

Bu kısımda Antenna kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Antenna ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Antenna anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Antenna ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.