Anticlines türkçesi Anticlines nedir

  • Beldik.
  • Antiklinal.
  • Yayak.
  • Eğme.
  • Merkezi bir eksenden iki yana doğru inen kayaç yapısı (jeoloji).
  • Yukaç.

Anticlines ingilizcede ne demek, Anticlines nerede nasıl kullanılır?

Anticline : Beldik. Eğme. Bir kıvrımın kabarık, tepe yeri. bk. tekne, kıvrım. Kemer. Antiklinal. Yukaç. Coğrafya, madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Merkezi bir eksenden iki yana doğru inen kayaç yapısı (jeoloji). Katmanlı kayaçlarda, katmanları tepeden ters yanlara yatımlı, semer biçiminde kıvrım. Semer.

Brachyanticline : Kısa eksenli ve iki ucunun kapanışında, yatımları eksen üzerinde bir noktadan her yöne doğru olan kemer. Bodur antiklinal. Brakiantiklinal. Kısa kemer. Kısa-kemer şekilli antiklinal.

Geanticline : Yukaç. Yerkabuğunun yükseltilmiş yüzeyi. Geniş yukaç. Yükseltilmiş yüzey.

Anticlinal : Antiklinal. Yukaçsal. Yukaçla ilgili. Merkezi bir eksenden iki yana doğru inen (jeoloji).

Anticlinal axis : Kemer ekseni. Antiklinal ekseni. Belli bir katman ile bir kemer eksen düzleminin kesiştiği çizgi.

Anticlinorium : Kemerlik. Antiklinoryum. Küçük kemer ve teknelerle yapılı, tümü birden bir kemer biçiminde olan büyük bir kıvrım topluluğu.

Anticlinal valley : Kıvrımlı yapılarda, bir kemer ekseni üzerine yerleşmiş ve gömülmüş koyak. Kemer koyağı. Antiklinal vadi. Antiklinal vadisi.

 

Anticlimactically : Etkileyici olmayan bir biçimde. Üzücü bir biçimde. Etkileyici olmayan bir şekilde. Sinir bozucu bir şekilde. Hayal kırıklığına uğratıcı bir şekilde.

Anticlericalism : Örgütlenmiş dinin devlet işlerine karışması karşıtlığı. Antiklerikalizm.

Anticlimactic : Yıldırıcı. Beklenenden daha az. Hayal kırıklığına sebep veren. Hayal kırıcı. Hayal kırıklığına sebep olan. Umut kırıcı.

İngilizce Anticlines Türkçe anlamı, Anticlines eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Anticlines ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Geanticline : Yükseltilmiş yüzey. Yerkabuğunun yükseltilmiş yüzeyi. Geniş yukaç.

Contortion : Bükülme. Eğilme. Kıvrık. Bükme. Çarpıtma. Burulu olma. Burulma. Burma. Eğrilme.

Contortions : Bükülme. Bükme. Kıvrılma. Eğilme. Eğrilme. Burulma. Kontorsiyon. Burulu olma. Çarpıtma.

Bendings : Kıvırma. Eğilme. Bel verme. Esneme. İğme. Katlama. İnhina. Bükülme. Bükme.

Warping : Çarpıtmak. Saptırmak. Yamultmak. Eğmek. Eğilmek. Bez çözme. Eğrilme. Çarpılmak. Büzülme. Sualtında bırakarak verimini artırmak.

Contorting : Kıvırmak. Buruşmak. Çarpıtmak. Eğmek. Bükmek. Buruşturmak. Burma. Saptırmak. Burmak.

Bend : Viraj. Bükülmek. Oynama yapmak. Bağlamak (yelken). Çevirmek. Eğrilmek. Kıvrım menteşesi. İşe geldiği gibi değiştirmek.

Wrying : Yüzünü buruşturma.

Bending : Eğilme. Esneme. Bükülme. Kıvırma. İğme. Bel verme. Katlama. Eğilme hareketi. Bükme.

Inclining : Yönelme.

Anticlines synonyms : curving, anticlinal, tilting, anticline, contorts, raking, contort.

Anticlines zıt anlamlı kelimeler, Anticlines kelime anlamı

Synclinal : Eş eğimli. Oluk biçimi. Senklinal.