Antidot nedir, Antidot ne demek

Antidot; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Panzehir

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Panzehir.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Herhangi bir zehir veya ilacın zararlı etkisini engelleyen veya ortadan kaldıran madde, panzehir.

İngilizce'de Antidot ne demek? Antidot ingilizcesi nedir?:

antidote

Antidot hakkında bilgiler

Panzehir, bir zehirin etkisini önleyen veya yok eden madde. Panzehirler ağız yoluyla zehirlenmelerde emilimi azaltmak amacıyla kullanılanlar (bölgesel panzehirler) ve kan dolaşımına çeşitli yollarla karışmış olan zehire karşı kullanılanlar (sistematik panzehirler) olmak üzere iki büyük grupta toplanırlar.

Mide yıkamalarında son yıkama suyuna karıştırılarak kullanılan bölgesel panzehirlerden en yaygın olanı aktif kömür (Carbon Vegetale)dür. Bitki kaynaklı kömürün ufaltılması ile elde edilen bu madde çok küçük parçalar halinde olduğu için zehiri tutucu sahası son derece arttırılmıştır. Barsaktan emilme özelliği olmadığı için de vücuda zarar verme durumu yoktur. Çok yüksek dozlarda verilebilir. 20 gram aktif kömür 200 mililitre suda bulamaç haline getirilerek verilmesi en büyük faydayı sağlar. Aktif kömür birçok zehirlenmede kullanılan bir panzehirdir. Kuru ekmeğin yakılmasıyla da basit olarak aktif kömür elde edilebilir.

 

Potasyum permanganatın (KMnO4), 1/10.000'lik solüsyonu veya tentürdiyotlu su, alkaloidlerle olan zehirlenmelerde kullanılır. Bu iki panzehir alkaloitleri okside ederek etkisiz hale getirir.

Asit ve alkali (bazik) maddelerle olan zehirlenmelerde, zehiri hemen nötralize etmek gerekir. Çünkü bunlar çok fazla tahriş edici ve dokuyu harap edici özellikte maddelerdir. Sülfürik asit, nitrik asit, tuz ruhu gibi asit maddelerle olan zehirlenmelerde nötralizasyon için magnezyum sütü (Mg(OH)2 gibi anti asitler kullanılır. Alkali zehirlenmelerinde; sirke, sirkeli su, askorbik asit gibi asit maddeler kullanılır.

Antidot anlamı, tanımı:

Panzehir : Zehrin etkisini ortadan kaldırabilme özelliği olan madde, antidot.

Zehir : Organizmaya girdiğinde kimyasal etkisiyle fizyolojik görevleri bozan ve miktarına göre canlıyı öldürebilen madde, ağı, sem. Büyük üzüntü, acı, keder, sıkıntı.

Etki : Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim. Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım. Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir.

Madde : Duyularla algılanabilen nesne. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Para, mal vb. ile ilgili şey. Molekül. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Bir cismi oluşturan öge, öz.

Azaltmak : Etkisini yitirmesine sebep olmak, hafifletmek. Az denecek bir miktara indirmek. Eskisinden az bir duruma getirmek.

 

Dolaşım : Dolaşma işi. Kan dolaşımı. Dolanım.

Karış : Parmaklar birbirinden uzak duracak biçimde gergin duran elde, başparmak ile serçe parmağın uçları arasındaki açıklık.

Büyük : Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Büyük abdest. Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Önemli. Üstün niteliği olan. Niceliği çok olan. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş.

Diğer dillerde Antidot anlamı nedir?

İngilizce'de Antidot ne demek? : [Antidot (das) ] n. antidote, remedy, medicine that works against the effects of poison