Appendicitis türkçesi Appendicitis nedir

  • Apandisit.
  • Ekbağırsak yangısı.
  • İnsanlarda ve iri cüsseli maymun türlerinde ateş, karın ağrısı ve lökositozisle belirgin ek bağırsağın yangısı, kör bağırsak yangısı, tiflitis, apandisit.
  • Apandisit yangısı.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Kör bağırsak yangısı.
  • Apandis iltihabı.
  • Ek bağırsak yangısı.

Appendicitis ile ilgili cümleler

English: I believe you have appendicitis.
Turkish: Apandisitin olduğuna inanıyorum.

English: It seems to me you have appendicitis.
Turkish: Bana apandisitin var gibi geliyor.

English: I have appendicitis.
Turkish: Apandisitim var.

English: "How did it go?" "They said it was acute appendicitis."
Turkish: "Nasıl gitti?" "Onun akut apandisit olduğunu söylediler."

English: It appears that you have appendicitis.
Turkish: Apandisitin var gibi görünüyor.

Appendicitis ingilizcede ne demek, Appendicitis nerede nasıl kullanılır?

Acute appendicitis : Akut apandisit.

Chronic appendicitis : Kronik apandisit.

Appendicial : Apandise ait. Apandisle ilgili (sindirim sisteminin bir parçası).

Appendical : Apandise ait. Apandisle ilgili (sindirim sisteminin bir parçası).

Appendiceal : Apandisle ilgili (sindirim sisteminin bir parçası). Apandise ait.

Appendices : Apandis. İlave. Ek. Ek bölüm. Ekler.

Appendices colli : Appendises kolli. Bazı koyun, keçi ve domuz ırklarında, boynun başlangıcında görülen ve bir deri oluşumu olan küpeler.

 

Appendices epiploicae : Epiploik apendiksler. Appendises epiploika. Omentum ve mezenteryumda görülen yağ birikintilerine verilen ad.

Appendicular : Apendaj ile ilgili. Apandis (ile ilgili). Apandisle ilgili. Apendaj veya uzuv ile ilgili. Apendiküler. Apandis.

Appendicularer : Eklice. Gömlekliler (tunicata) dalının, ekliceler (larvacea) sınıfından, yüreği bulunan bir kordalı cinsi.

İngilizce Appendicitis Türkçe anlamı, Appendicitis eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Appendicitis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abaxial : Aks kemiği dışında. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Abaksiyal. Eksen dışı. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksenden uzak. Eksendışı.

Abdominal distention : Abdominal gerginlik. Karın gerginliği. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

Inflammation : Kızma. Yalazlanma. İnflamasyon. Yangı. Coşma. Enflamasyon. Dış ve iç etkenlere karşı canlı vücudunda hücresel olarak meydana gelen yersel sıcaklık, ağrı, şişkinlik ve kızarıklık biçiminde beliren vücudun karşı koyma reaksiyonu, enflamasyon, inflamasyon, yangı. Hastalık yapan etkenlere, antijenlere, fiziksel yaralanmalara karşı vücudun savunulması için ağrı, yara yerine kanın yönelmesi sebebiyle kızarıklık, serum moleküllerinin damar dışına akması sebebiyle şişme şeklinde gösterdiği değişiklik. enflamasyon. Tutuşturma. İltihaplanma.

 

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

Abdominal palpation : Abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

Abattoir : Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Kesimevi. Mezbaha. Salhane.

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

Appendicitis synonyms : rubor, typhlitis, abdominal fat necrosis, abdomen, a c deformity, abdominal pain, redness, a amplitude mod, a c syndrom, abamectin.

Appendicitis ingilizce tanımı, definition of Appendicitis

Appendicitis kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Inflammation of the vermiform appendix.