Arabası nedir, Arabası ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Üzerine yoğurt veya yağ dökülerek yenen bir hamur yemeği.

Arabası ile ilgili Cümleler

    Arabana ile ilgili Cümleler

      Arabalar ile ilgili Cümleler

      • Arabalar banliyö hayatı için vazgeçilmezdir.
      • Arabalar hakkında bir şey biliyor musun?
      • Arabaların sayısı artıyor.
      • Garajdaki tüm arabalar Tom'a ait.
      • Japon arabalarının yeni modelleri genellikle ilkbaharda çıkar.
      • Bu arabalar bizimdir.
      • Otomobil üreticisi yarın spor arabaların yeni çizgisini açıklayacak.
      • Arabalardan hiçbiri benimki değil.
      • Tanıdığım adamların hepsi arabaları seviyor!
      • Arabalarından biri mavi, diğerleri ise kırmızı.
      • 2012 yılında her yerde uçan arabalar olacak.
      • Arabaların sayısı artmakta.
      • Hasan'ın toplama arabalarla dolu bir garajı vardı.
    • Arabana dayanan şu adam kim?
    • Arabana geri dön.
    • Arabana yaptığım hasarı telafi edeceğim.
    • Senin arabana binmem.
    • Arabana binmeni istiyorum.
    • Arabana kaç kişi sığabilir?
    • Seni arabana kadar uğurlayacağım.
    • Arabana ihtiyacım var.
    • Arabana düzenli bakım yapmalısın.
    • Arabana bin.
    • Sanırım yapmayı isteyebileceğin ilk şey arabana biraz benzin koymaktır.
    • Arabana dikkat et.
    • Senin diğer arabana ne oldu?
  • Arabasını tamir etmek için Tom'un anahtarlarımı ödünç almasına izin verdim.
  • Ali arabasını nereye park ettiğini hatırlamıyor.
  • O, yeni arabasını sokağa park etmek istemedi.
  • Tom'un arabası nerede?
  • Arabasını nereye park edeceğini Tom'a söylememiz gerekiyor.
  • Tom'un arabasını kimin çalmak isteyeceği konusunda herhangi bir fikrin var mı?
  • Ali arabasının torpido gözünde bir dürbün tutar.
  • O kimin arabası?
  • Arabasını tamir etmek için Tom'dan ne kadar para aldın?
  • Arabasının anahtarlarını yine kaybetti.
  • Arabası bozulmamış olsaydı Mustafa şimdiye kadar burada olurdu.
  • Arabasını iki yanı ağaçlı yolun ortasına koydu ve uyudu.
  • Tom'un arabası çalındı.
 

Arabası ile ilgili Atasözü veya Deyim

arabasını düze çıkarmak : karşılaştığı güçlükleri yenip işini kolay yürür duruma getirmek.

kimin arabasına binerse onun türküsünü çağırır : çıkar sağladığı kimsenin hoşuna gidecek biçimde davranan dönek ve dalkavuk kimseler için kullanılan bir söz.

öküz arabası gibi : çok yavaş.

zengin arabasını dağdan aşırır, fakir düz ovada yolunu şaşırır : “zengin, para gücüyle güçlükleri yenerken yoksul, parasızlık yüzünden en kolay işi bile başaramaz” anlamında kullanılan bir söz.

Arabası anlamı, kısaca tanımı

Arab : Siyah filmin negatif hâli

Araba : Tekerlekli, motorlu veya motorsuz her türlü kara taşıtı. Bu taşıtın aldığı miktarda olan.

Ataş arabası : Tren katarı.

Ateş arabası : Tren katarı.

Bilet satış arabası : Sirk biletlerinin satıldığı araba.

Çaçan arabası : Yaylı, dört tekerlekli, çift atlı, iki pencereli ve süslü, arkada bagajı olan eski posta arabası.

Çalgıcı arabası : Çalgıcıların bulunduğu araba.

Çay arabası tekerleği : Çayarabasının hareketini sağlayan, demir, pirinç ve benzerleri madenlerden yapılmış, çevresi lastikli tekerlek.

 

Çit arabası : Saman taşımakta kullanılan araba.

Dekor arabası : Sirk dekorlarının, taşındığı araba.

El arabası yürüyüşü : Cephe duruşunda bulunan birinin eşi tarafından ayak bileklerinden kaldırılarak eller üzerinde ileri geri (öne-arkaya) yürütülmesi, sıçratılmasıyla yapılan bir çeşit alıştırma.

Giysi arabası : Sanatçıların giysilerinin bulunduğu araba.

Gök gürültüsü arabası : Gök gürültüsü sesi çıkartmaya yarayan arabaya benzeyen aygıt.

Halat arabası : Binilen ya da yük taşınan bir çeşit araba.

Kaydırma arabası : Kaydırmayı sağlamak amacıyla alıcının yerleştirildiği tekerlekli araç.

Kazık arabası : Buğday demetlerini taşımak için yapılan basit araba.

Kitap arabası : Kitaplıkta kitapları taşımakta kullanılan 2-3 raflı, lastik tekerlekli küçük el arabası.

Kömür arabası : Isıtma kazanına kömür taşımakta kullanılan araba.

Mıknatıslı görüntü saptama arabası : İşlik dışındaki izlenceleri mıknatıslı görüntü kuşağına saptamayı sağlayacak biçimde donatılmış araba.

Org arabası : Seyircilere müzik çalan org arabası.

Ölü arabası : Ölü taşımada kullanılan motorlu taşıt.

Roma arabası yarışı : Atları, arabası ve sürücüsü insandan olan bir araba ile yapılan taşıma alıştırması.

Saltanat arabası : [Bakınız: alay arabası].

Sel arabası : Kağnıdan daha büyük, dağlık bölgelerde ot taşımaya yarayan araba.

Seslendirme arabası : Sesleri işlik dışında, yerinde alabilecek biçimde donatılmış büyük taşıt.

Sestoplar arabası : Sestopların her çeşit devinimi kolaylıkla yapmasını sağlayan tekerlekli ve vinçli en büyük boy araç.

Sinema arabası : Karayolunun geçtiği her yerde sinema gösterimini gerçekleştirebilecek biçimde donatılan, gün ışığında gösterim yapabilen otobüs.

Su arabası : Sirkin suyunun taşındığı tekerlekli su deposu.

Şeytan arabası : Motorlu taşıt.

Toplama arabası : Yol yarışlarında, bozuk çiftekerlerle yarışı bırakan koşucuları toplamak için, en arkadan gelen ve önünde bir yargıcı bulunan araba.

Uçma arabası : Oyuncuya havada gidiyormuş görünümünü veren düzendeki araç.

Vurğun arabası : Büyük, iki ya da daha fazla at koşulmuş araba.

Yayın arabası : Ufak bir televizyon işliğini andıran ve işlik dışındaki olayları, izlenceleri doğrudan doğruya yayınlamakta ya da mıknatıslı görüntü kuşağına saptamakta kullanılan büyük taşıt.

Arabasız : Arabası olmayan. Araba olmaksızın.

Arabasızlık : Arabasız olma durumu.

At arabası : Çeşitli yükleri taşımak için kullanılan, dört tekerlekli, at koşulmuş taşıt.

Çöp arabası : Süprüntülerin, atıkların taşındığı araba. İşe yaramaz, değersiz, kaba saba kimse.

Domuz arabası : Ağır yükleri yakın yerlere taşımak için kullanılan, ufak tekerlekli, üstü düz, alçak araba.

El arabası : Elle sürülen taş, toprak vb. taşımaya yarayan, tek tekerlekli ve iki kollu, küçük araba.

Kağnı arabası : Kağnı.

Kira arabası : Kiralık kullanılan araba, taksi vb.

Makam arabası : Yüksek makamdaki bir kimse için ayrılan araba, makam otomobili.

Muhacir arabası : Üstü ve yanları örtülü, dört tekerlekli, yaysız araba.

Ordövr arabası : Ordövrlerin servisinde kullanılan küçük el arabası.

Öküz arabası : Öküz koşulmuş araba.

Polis arabası : Polislerin görev sırasında kullandığı araba.

Servis arabası : Bir iş yeri çalışanlarının veya öğrencilerin taşınması için hizmet veren araç, servis aracı. Lokantalarda müşteriye hizmet vermek üzere kullanılan tekerlekli araba.

Tanzifat arabası : Temizlik arabası.

Taş arabası : Aptal, sersem.

Tatar arabası : Posta arabası.

Tay tay arabası : Küçük çocukları yürümeye alıştıran dört tekerlekli araç, yürüteç.

Top arabası : Sahra topunun oturtulmuş bulunduğu tekerlekli taşıt.

Yarış arabası : Yarışa katılan, motoru özel olarak güçlendirilmiş araba, yarış otomobili.

Yük arabası : Yük taşıyan araba.

Diğer dillerde Arabacı burgusu anlamı nedir?

Osmanlıca Arabacı burgusu : arabacı kaşık burgusu