Aradan nedir, Aradan ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Karasaban demirinin eklendiği, ve üstüne geçtiği ağaç parçası.

Aradan ile ilgili Cümleler

  • Bu kısa aradan sonra geri döneceğiz.
  • Aradan yarım yüzyıldan fazla zaman geçti.
  • Sen hiç uzun bir aradan sonra arabana bindin mi ve frenle gazı karıştırdın mı?
  • Aradan yıllar geçti.
  • Ali kısa bir aradan sonra çalışmaya devam etti.

Aradan hakkında bilgiler

Aradan (Farsça: آرادان‎),İran'ın Semnan Eyaleti'nde şehir. Eyaletin Germsar şehristanı'nın aynı isimli Aradan bahşı'nda bulunan ve bu bahşın yönetim merkezi oaln şehrin 2006 yılı resmi nüfusu 4.959 kişi ve 1.380 hanedir. Aradan, İran'ın altıncı devlet başkanı olan Mahmud Ahmedinecat'ın doğum yeridir. Şablon:Germsar şehristanı

Aradan ile ilgili Atasözü veya Deyim

aradan çekilmek : ara bulucu olmaktan vazgeçmek herhangi bir iş yapılırken işi başkalarına bırakmak, ilişiğini kesmek.

aradan çıkarmak : birçok işten birini yapıp bitirivermek.

aradan çıkmak : Çocuk yetişerek aileye yük olmaktan kurtulmak.

aradan kaldırmak : iş yapma imkânını yok etmek.

aradan sıyrılmak : kötü bir işten kendini kurtarmak Mecaz anlamı çatışan gruplar arasındaki rekabetten yararlanarak öne çıkmak yarışta rakiplerinden uzaklaşmak, öne çıkmak.

 

Aradan kısaca anlamı, tanımı

Aradan çıhmak : Bir topluluğun içinden, ortaklaşa tutulan bir işten ayrılmak

Aradan götürmek : Ortadan kaldırmak.

Aradan götürülmek : Ortadan kaldırılmak.

Art aradan : Haberi olmadan bir başkası adına yapılan iş.

Ol aradan : Oradan.

Devlet başkanı : Yönetim şekline göre devletin en üst yöneticisi.

Doğum yeri : Bir kimsenin doğduğu yer.

Altıncı : Altı sayısının sıra sıfatı, sırada beşinciden sonra gelen. Altın alıp satan kimse.

Merkezi : Merkezde olan, merkezi oluşturan.

Yönetim : Yönetme işi, çekip çevirme, idare. Dümen.

Başkan : Bir topluluğun, bir toplantının veya bir derneğin başında bulunan kimse, reis, reis bey. Bazı ülkelerde devletin ve hükûmetin başı.

Devlet : Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık. Bu tüzel varlığın yönetim organları. Mutluluk. Büyüklük, mevki. Talih.

Farsça : İran devletinin resmî dili, Acemce. Bu dille yazılmış olan.

Şablon : Üzerindeki harf ve şekillerin çevre çizgileri kalem ucu girecek biçimde oyuk olan, bu çizgilerden kalemle istenilen biçim elde edilen, metal veya plastikten cetvel. Değişik alanlarda düzeltme, belirleme, ölçme, denetleme işlerinde kullanılan ve yaptığı işe göre yapısı değişen araç. Çok kez tekrarlandığından kanıksanmış basmakalıp örnek.

Yöneti : Yönetme işi.

Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

 

İsimli : Adlı.

Eyalet : Çoğunlukla valilerce yönetilen ve yönetim bakımından bir tür bağımsızlığı olan yönetim bölgesi. Osmanlı Devleti'nde en büyük sivil veya askerî yönetim bölgesi.

Karasa : Uzun sırık.

Üstüne : İlişkin, üzerine, dair. Hesabına. -den sonra. Kendinden önce gelen sözün ikileme biçiminde anlamını pekiştirmek ve sıklığını ifade etmek için kullanılan bir söz. -e göre, uygun olarak.

Diğer dillerde Araçtan atlamalar anlamı nedir?

İngilizce'de Araçtan atlamalar ne demek ? : vaults