Arakiye nedir, Arakiye ne demek

Arakiye; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Dervişlerin giydikleri, tiftikten yapılmış ince külah
  • Bir tür küçük zurna.

"Arakiye" ile ilgili cümle

  • "Kadir Efendi kalemi arakiyesinin arasına soktu." - H. R. Gürpınar

Yerel Türkçe anlamı:

Duvar örülürken üstüne çıkılan iskele

Bereye benziyen, şapka içine veya yalnız olarak giyilen takke.

Arakiye anlamı, kısaca tanımı:

Derviş : Kırlangıç balığının küçüğü. Alçak gönüllü ve her şeyi hoş gören kimse. Yoksulluğu, çilekeşliği benimsemiş kimse. Bir tarikata girmiş, onun kurallarına ve törelerine bağlı kimse, alperen.

Tiftik : Tiftik keçisinin ince, yumuşak, parlak yünü, moher. Bu yünden yapılan.

İnce : İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Taneleri ufak, iri karşıtı. Tiz (ses), pes karşıtı. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Ayrıntılı. Zayıf. Hafif, gücü az. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı.

Külah : Oyun, hile. Erkeklerin giydiği genellikle keçeden, ucu sivri veya yüksek başlık. İçine bazı şeyler koymak için huni biçiminde bükülmüş kâğıt kap. Bu kabın alabileceği miktarda olan.

 

Küçük : Küçük abdest. Yaşı daha az olan. Kısık, parlak olmayan (ses). Niteliği aşağı olan, bayağı. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse.

Zurna : Ağaçtan yapılan, iki karış boyunda, ağız bölümü yayvan, keskin bir ses çıkaran ve çoğu zaman davulla veya dümbelekle birlikte çalınan nefesli çalgı.

Bir : Tek. Eş, aynı, bir boyda. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Ancak, yalnız. Beraber. Sayıların ilki. Bir kez. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Sadece.

Tür : Başladığı noktada biten, bir veya daha fazla yere önceden belirlenmiş bir programa göre yapılmış olan seyahat. Bir sonuca ulaşıncaya kadar yapılmış olan iş. Dolaşma.