Asks türkçesi Asks nedir

Asks ile ilgili cümleler

English: Ali always asks for Mary's opinion.
Turkish: Ali her zaman Mary'nin fikrini ister.

English: Ali always asks for permission before he borrows my bicycle.
Turkish: Ali bisikletimi ödünç almadan önce her zaman izin ister.

English: Ali always asks the same questions.
Turkish: Ali her zaman aynı soruları sorar.

English: Ali always asks the same three questions.
Turkish: Ali her zaman aynı üç soruyu sorar.

English: Ali always asks for my opinion.
Turkish: Ali her zaman benim fikrimi ister.

Asks ingilizcede ne demek, Asks nerede nasıl kullanılır?

Basks : Tatlı bir sıcaklığın karşısında uzanmak. Hoşlanmak. Tadını çıkarmak. Güneşlenmek. Isınmak.

Casks : Fıçılamak. Kurşun koruyucu. Bir fıçı dolusu. Fıçı. Bir varil dolusu. Fıçı dolusu. Varil.

Damasks : Şam kumaşı. Şam işi. Damasko ile döşemek. Şam işi dokumak. Damasko kumaş. Şam çeliği. Damasko. Donatmak. Süslemek. Kakma ile süslemek.

Flasks : İmbik (mühendislik terimi). Cep şişesi. Barutluk. Küçük şişe.

Get down to the brass tasks : Bir şeyin özüne inmek. Bir şeyin temeline inmek. Konuya gelmek. Sadede gelmek. Gerçek konuya girmek.

 

Ask a question : Sorgulamak. Soru yöneltmek. Bir soru sor. Soru sormak.

Ask a blessing : Lütuf dilemek. Sofra duası yapmak.

Ask a favor of : Ricada bulunmak.

Ask about : Hatır sormak. Sağlığını sormak. Halini hatırını sormak. Hakkında sormak. Hatırını sormak. Sormak.

Unmasks : Gerçek yüzünü görmek. Maskesi düşmek. Gerçek kişiliğini ortaya çıkarmak. Foyasını ortaya çıkarmak. Maskesini çıkartmak. Maskesini çıkarmak. Maskesini indirmek. Maskesini düşürmek. Açmak. Foyasını çıkarmak.

İngilizce Asks Türkçe anlamı, Asks eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Asks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Solicit : Sokakta müşteri aramak (fahişe). Kışkırtmak. Yalvarmak. Fahişelik yapmak. (yardım veya bir iyilik vb) istemek. Askıntı olmak. Israrla istemek. Baştan çıkarmaya çalışmak. Davetkar konuşmak (fahişe).

Appeals : Başvurmak. Müracaat etmek. Üst mahkemeye başvurmak. Temyize gitmek. Yalvarmak. Hoşuna gitmek. İlgisini çekmek.

Ask a question : Soru yöneltmek. Bir soru sor. Sorgulamak.

Beg for : El açmak.

Pleads : Savunmak. Avukatlığını yapmak. Özür dilemek. Açıklamak. Duyurmak. Minnet etmek. Müdafaa etmek. Mazeret göstermek.

Adjuring : Yalvara yakara istemek. Yeminle istemek. Yalvarmak.

Interrogate : Sorgudan geçirmek. Sorguya çekmek. İstinkak etmek. Tahkik etmek. Sorgulamak. İfadesini almak.

Crave : Yalvarmak. -e can atmak. Arzulamak. -e içi gitmek. Can atmak. Hasret olmak. İçin deli olmak.

Be deserving of : Layık olmak.

Scratches : Tırmalamak. Cızırdamak. Tırnaklamak. Kaşımak. Çekilmek. Karalamak. Acele ile yazmak. Kazımak. Çıkarmak.

 

Asks synonyms : demanded, ask, ask about, beseeches, court, plead, adjured, convoke, demand, cry quarter, invokes, beat about, confer with, command, ride for a fall, implores, be spoiling for, petitioned, queried, call in, query, appealed, invoke, adjure, inquire, ask for it, ask for, begs, invoked, seeks, enquired, craves, scratched.

Asks zıt anlamlı kelimeler, Asks kelime anlamı

Obviate : Gereksiz kılmak. Karşılamamak. Önlemek. İzale etmek. Önüne geçmek. Halletmek. Bertaraf etmek. Yetmemek. Çözmek. Gidermek.