Asteğmen nedir, Asteğmen ne demek

Asteğmen; bir askerlik terimidir.

  • Orduda en küçük rütbeli subay

Asteğmen hakkında bilgiler

Asteğmen, birçok ülkenin kara ve hava kuvvetlerinde asıl görevi takım veya kısım komutanlığı olan, en düşük subay rütbesi olan askerî rütbe. NATO kodu OF-D'dir.

Türk Silahlı Kuvvetleri'nde en küçük rütbeli subaydır. Subay alt sınıflamasında (general/üstsubay/subay/yedek subay) 'yedek subay' olarak anılırlar. Takım Komutanı, Batarya Subayı, Adestim Subaylığı gibi görevlerde bulunurlar.Bugün Türkiye'deki sistemde fakülte mezunları arasından seçilen ve Astsubay Kıdemli Başçavuş ile Teğmen arasındaki bir rütbedir. Bir sonraki rütbeye nasp süreleri 3 aylık askeri okul sonrasında 8 aydır. Bazı sınıflarda (örneğin Levazım ve Sağlık hizmetleri) nasp süresi farklılık gösterebilir. Bu süreler TSK Personel Kanunu'nda belirlenmiştir. Asteğmen adayları sınıfına göre 1 ila 3 ay arasında askeri öğrenci olarak, askeri okulda eğitim görüp mezun olduktan sonra 9 ila 11 ay görev yapmaktadır. Dolayısıyla fakülte mezunları askeri öğrencilik kısmı dahil 12 ay toplam hizmet vermektedir. Asteğmenler, terhis olmalarına son 30 ila 90 gün kala Teğmen rütbesine terfi edilirler ve bu rütbe ile terhis edilirler.

Asteğmen anlamı, kısaca tanımı:

 

Küçük : Niceliği az olan. Değersiz, önemsiz. Küçük abdest. Niteliği aşağı olan, bayağı. Geri aşamada. Kısık, parlak olmayan (ses). Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan.

Rütbeli : Rütbesi olan.

Subay : Silahlı kuvvetlerde asteğmenden orgeneral veya oramirale kadar rütbedeki asker.

Asteğmenlik : Asteğmenin görevi. Asteğmen olma durumu. Asteğmenin rütbesi.

Ordu : Bir devletin silahlı kuvvetlerinin tümü. Çok sayıda insan, kalabalık. Bu topluluğun başlıca bölümlerinden her biri. Amaç, nitelik vb. yönlerden benzeyen insanların bütünü. Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Ülke : Bir devletin egemenliği altında bulunan toprakların tümü, diyar, memleket. Devlet. Bir özelliği ön plana çıkarılarak düşünülen bölge.

Hava : Müzik parçalarında tür. Çekicilik. Keyif, âlem. Çevreyi kuşatan boşluk. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Tarz, üslup. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Esinti. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Gökyüzü.

Kuvvet : Bir niceliğin kendisi ile çarpılarak yükseltildiği derecelerden her biri: 2x2x2=23 denkleminde, 3 sayısı 2'nin kuvvetini gösterir. Güç. Yetke, erk, nüfuz. Durgunluğu harekete veya hareketi durgun bir duruma çeviren etken, direnci kıran veya direnç doğuran özellik. Şiddet, zor, cebir. Bir ülkenin silahlı gücü. Fiziksel güç, takat. Dayanıklı olma durumu.

 

Asıl : Soy, nesep. Bir şeyin temelini oluşturan, ana. Kök, köken, kaynak. Gerçeklik. Gerçek, esas. Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı. (a'sıl) Gerçekten, gerçek olarak. Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan. Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı.

Görev : Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi. Resmî iş, vazife. Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş. Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş. Bir organ veya hücrenin yaptığı iş. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı iş, misyon. İşlev.

Takım : Bölüğü oluşturan birliklerden her biri. Bir filmin çevriminde görüntüleri alma, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en küçük teknikçiler topluluğu. Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman. Bir oyunda sahaya çıkan belli kuruluşlara bağlı oyuncular topluluğundan her biri. Hayvanlarda yemek borusu, akciğer ve karaciğere genel olarak verilen ad. Canlıların bölümlendirilmesinde familya ile sınıf arasında yer alan, yakın benzerlikler gösteren organizmaların oluşturduğu birlik. Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk. Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk. Sigara ağızlığı. Birbirini tamamlayan şeylerin tümü. Takım elbise. Birlikte oynayan, kazanmak için birlikte çalışan sporcu topluluğu.

En : Başına geldiği sıfatların üstün derecede olduğunu gösteren kelime. Hayvanlara veya eşyaya vurulan damga, işaret. Bir yüzeyde boy sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, genişlik, boy, uzunluk karşıtı.

Diğer dillerde Asteğmen anlamı nedir?

İngilizce'de Asteğmen ne demek? : adj. snotty

Fransızca'da Asteğmen : sous-lieutenant [le]

Almanca'da Asteğmen : der Unterleutnant, der Offiziersanwärter, der Oberfähnrich