Ataşlığ nedir, Ataşlığ ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Sigara ve nargile yakmak için ateş konulan küçük, pirinçten araç.

Ataşlığ tanımı, anlamı

Ataş : Tutturgaç

Nargile : Tömbeki denilen bir cins tütünün dumanının sudan geçirilerek içilmesini sağlayan araç.

Sigara : İnce kâğıda, kıyılmış tütün sarılarak hazırlanan, silindir biçiminde, ağızdan dumanı çekilen nesne.

Yakmak : Kına, yakı vb.ni koymak, sürmek. Yanmasını sağlamak veya yanmasına yol açmak, tutuşturmak. Tedavi etmek amacıyla doku, damar vb. dağlamak. Güçlü sevgi uyandırmak. Kurutmak, zarar vermek. Çok sıcak olmak. Keskin, sert ve ısırıcı bir duyum vermek. Çok üşütmek. Karartmak. Işık vermesini sağlamak. Ateşle yok etmek. Silahla vurmak. Yıkıma, zarara yol açmak, büyük bir zarara uğratmak, mahvetmek. Yanıyormuş gibi bir etki yapmak. Zamanında kullanılmadığından hükmünü yitirmek. Isı etkisiyle zarar vermek. Türkü, ağıt vb. düzenlemek, bestelemek.

Pirinç : Buğdaygillerden, kökleri bol su içinde yetişen bir bitki (Oryza sativa). Bakıra çinko katılarak elde edilen sarı renkte bir alaşım. Bu bitkinin besin olarak kullanılan taneleri. Bu alaşımdan yapılmış.

Yakma : Yakmak işi.

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.

 

Sigar : Puro.

Ateş : Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr. Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç. Tutuşmuş olan cisim. Genellikle hastalık etkisiyle artan vücut sıcaklığı, kızdırma. Öfke, hırs, hınç. Tehlike, felaket. Coşkunluk. Büyük üzüntü, acı. Patlayıcı silahların atılması.

Küçü : Dokuma tezgâhlarında arış ipliklerini açıp kapayan tarak. Gücü (dokuma aygıtında). Dokumacılıkta arış ipliklerini aralayan iplik tarak.

Piri : Küçük çivi. Küçük köpek. Kastamonu ilinde, Çatalzeytin ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Konu : Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje. Üzerinde konuşulan şey, bahis.

Araç : Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri. Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta. Taşıt.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Ataşemiliter anlamı nedir?

İngilizce'de Ataşemiliter ne demek ? : military attaché

Almanca'da Ataşemiliter ne demek ? : militärattaché

Fransızca'da Ataşemiliter nedir ? : attaché militaire