Attic türkçesi Attic nedir

Attic ile ilgili cümleler

English: Ali is in the attic.
Turkish: Ali tavan arasında.

English: Ali climbed the stairs up to the attic.
Turkish: Ali tavana giden merdivenlere tırmandı.

English: Have you already carried the boxes up to the attic?
Turkish: Kutuları önceden tavan arasına taşıdın mı?

English: Ali went up the attic stairs.
Turkish: Ali tavan merdivenlerinden yukarı çıktı.

English: Ali went upstairs to the attic.
Turkish: Ali üst kata tavan arasına gitti.

Attic ingilizcede ne demek, Attic nerede nasıl kullanılır?

Attic floor : Çatıarası katı.

Attic room : Tavanarası oda.

Attic wit : İnce espri.

Garret attic : Çatı katı.

Attica : New york eyaletinde yerleşim yeri. Kansas eyaletinde şehir. Ohio eyaletinde yerleşim yeri. Bir eyalet hapishanesinin adı (abd). Antik yunan'da atina bölgesi. İndiana eyaletinde şehir. Abd'de birçok kasaba ve şehrin adı. New york eyaletinde (abd) bir kasaba. On iki devlete bölünmüş olan antik yunan yarımadası alanı.

Atticize : Atika tarzı kullanmak. Atika deyimi kullanmak. Atika dil üslubu kullanmak (atticise olarak da yazılır). (amerikan ingilizcesi) atinalılarla taraftar olmak. Atinalılarla aynı yanda olmak.

 

Brattice : Bir kale duvarı üzerinde bulunan ahşap kule. Bir maden kuyusunda duvarları ve tavanı desteklemek için kullanılan ara bölme. Tahta bölme.

Boolean lattice : Boole örgüsü. Boole kafesi.

Atticism : Atika üslubu. Güzel konuşma. Atina dil özelliği.

Catticklabel : Noktaetiketkat.

İngilizce Attic Türkçe anlamı, Attic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Attic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cockloft : Tavanarasındaki oda. Küçük çatıkatı odası. Çatı arası.

Austerest : Sert. Haşin. Süssüz. Ciddi. Ağırbaşlı. Hoşgörüsüz.

Brittles : Kırılgan. Nazik. Hassas. Gevrek. Şekerleme. Kolayca kırılan. Bonbon. Kıtır kıtır. Narin.

Aboveboard : Hilesiz. Çıplak. Vicdanla. Açık. Dürüst. Adil. Apaçık. Sadece. Dürüst bir şekilde. Yasal.

Penthouse : Sundurma yapı. Teras kat. Çekmekat. Teras katı. Gölgelik. Sundurma. Çekme kat. Çatı kat.

Garret : Tavanarasındaki oda. Çatı arası. Dam altı. Tavanarası oda.

Becoming : Güzel duran. Yakışık alır. Olmak. Cazip. Üzerine yakışan. Yakışır. Uygun. Oluş. Yakışan.

Level : Düzey. Yerle bir etmek. Düzeçlemek. Yatay. Makul. Nicem düzeneğinde, öğecik özdeciklerinin bulunabildiği kesikli değerlerdeki erkelerden her biri. Kademe. Dengeli. Namuslu. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, uzay, madencilik alanlarında kullanılır.

Around : Arkaya. Etrafına. Öteye beriye. Ötede beride. Çevrede. Yaklaşık. Ortalıkta. Çevresine. Yakınlarda. Civarda.

Attic synonyms : broken roof, cheese, according to hoyle, haymow, baldest, as soon as, garret attic, house, attentive, civilized, daintier, chastest, hayloft, according to cocker, authentics, arcadia, becomings, lofted, story, advisable, floor, bald, barer, mow, authentic, garreting, attics, chaste, balds, penthouses, garrets, barest, civilised.

 

Attic ingilizce tanımı, definition of Attic

Attic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Classical. A low story above the main order or orders of a facade, in the classical styles. A term introduced in the 17th century. Hence:. Marked by such qualities as were characteristic of the Athenians. Of or pertaining to Attica, in Greece, or to Athens, its principal city. Refined.