Auditory nerve türkçesi Auditory nerve nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • İşitme siniri.
  • Duyma siniri.
  • Sekizinci kraniyel sinir.
  • Beyne ses mesajları iletmekten sorumlu sinir.
  • Corti organında işitme kıllarına sinir telleriyle bağlı olan ve beyinle bağlantısı bulunan sinir.

Auditory nerve ingilizcede ne demek, Auditory nerve nerede nasıl kullanılır?

Auditory : İşitme ile ilgili. İşitsel. Oditori. İşitme. Dinleme salonuna ait. Duyumsal. İşitme duyusu, işitme yetisiyle ilgili.

Nerve : Cesaret vermek. Kuvvet. Çaba. Damar (yaprak). Cüret. Soğukkanlılık. Sinirlere hakim olma. Birçok sinir telinin bir araya gelmesi ile oluşan yapı. Cesaretlendirmek. Yüzsüzlük.

Auditory ability : İşitme yeteneği. Culicidae ailesindeki sivrisineklerde bulunan özellik. birçok culicidae erkeği antenlerinin ikinci segmentinde bulunan johnston organı vasıtasıyla dişinin kanat vuruşlarını (yaklaşık 250-350 hz) duyabilirler ve cezbolurlar. dişiler erkeğin kanat vuruşlarını (250-500 hz) hissedemez ve bu nedenle erkeklerden kaçamazlar.

Auditory agnosia : İşitsel agnozi.

Auditory apparatus : İşitme organı.

Auditory canal : Kulakta içinden ses geçen geçit. İşitme kanalı. Kulak yolu.

İngilizce Auditory nerve Türkçe anlamı, Auditory nerve eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Auditory nerve ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Acoustic nerves : İşitme sinirleri. Beyne ses alan ve aktaran sinirler. Akustik siniri. Akustik sinir.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre.

Aardvark : Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Borudişli. Yerdomuzu. Karınca yiyen. Yer domuzu.

Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Acacia : Arap zamkı. Mimoza. Akasya. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya sakızı. Salkım ağacı.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

 

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Auditory nerve synonyms : abductor muscle, acoustic nerve, abambulacral area, a protein, a cells, aardvarks, aardwolf, a site.