Autofluorescence türkçesi Autofluorescence nedir

  • Otofloresans.
  • Dokularda normal olarak bulunan maddelerin oluşturduğu floresan.
  • Kendiliğinden flüorışıma.
  • Özflüorışıma.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

İngilizce Autofluorescence Türkçe anlamı, Autofluorescence eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Autofluorescence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdominal pain : Karın ağrısı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Abdominal ağrı.

Abaxial : Eksenden uzak, eksen dışı. Abaksiyal. Eksenden uzak. Eksendışı. Eksen dışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Aks kemiği dışında.

Abattoir : Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Salhane. Kesimevi. Mezbaha.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Abdominal palpasyon.

 

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

Fluorescence : Flüorışıllık. Akışıma. Görünmez morötesi ışınının emilmesi sonucu görünür ışık yayma durumu. Kimi cisimlerin ışık ve röntgen ışınlarına maruz bırakıldıklarında kendiliklerinden muhtelif renkte ışıklar yayma özelliği. Işık almakta olan bir özdeğin, başka ya da aynı dalga boyunda ışınlar salması olayı. Floresans. Fizik, kimya, nükleer enerji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Uyarılmış bir sistemden, temel haldeki bir sisteme geçiş sırasında yayılan ışık. Kimi özdeklerin ışık soğurumundan hemen sonra değişik renkte ışık ışıma özelliği. Flüorışı.

Autofluorescence synonyms : abdomen, abdominal fat necrosis, abdominal distention, abamectin, a c syndrom, a clay, a c deformity.