Ay takvimi nedir, Ay takvimi ne demek

  • Ay'ın gökyüzündeki görünen hareketine ve evrelerine göre düzenlenen takvim, kamerî takvim

Gök bilimleri ve Uzay alanındaki anlamı:

Ay'ın gökyüzündeki görünen devimine ve evrelerine göre düzenlenen takvim.

İngilizce'de Ay takvimi ne demek? Ay takvimi ingilizcesi nedir?:

lunar calendar

Ay takvimi hakkında bilgiler

Kamerî takvim veya Ay takvimi, Dünya'nın Güneş çevresindeki hareketleri yerine Ay'ın tam devrelerini (sinodik ayları) temel alan takvim. "Mevsim yılı" da denilen bir Güneş yılında 12.37 sinodik ay bulunur, yani ay senesi daha çabuk tamamlanır. Bu nedenle ay takvimlerini Güneş takvimine çevirirken belirli bir sürenin ilave edilmesi (periyodik interkalasyon) gerekir.

Sümerler muhtemelen ayın devrelerine dayalı bir takvimi kullanan ilk medeniyetti. Sümer-Babil ayları yeni Ay'ın göründüğü gün başlıyordu. Saray astronomları mevsim hataları bariz hale geldiğinde takvimde gerekli düzenlemeleri yapıyorlardı. MÖ 380 civarında ay takvimlerine sabit düzenlemeler getirildi. 7 artık ay, 19 yıllık periyotlarda yıllara ekleniyordu. Daha sonra Yunan astronomlar da Ay yılını Güneş yılına uyarlayan çeşitli düzenlemeler yaptılar. Roma cumhuriyet takvimi, muhtemelen Yunan Ay takvimini temel almıştı.

Günümüzde bazı dinî gruplar Ay takvimlerini kullanmaya devam ederler. Örneğin Yahudi takvimi, milattan 3760 yıl 3 ay önce başlar. Yahudi yılı sonbaharda başlar. Aylar 29 veya 30 gündür. Artık yıl ve aylarla Güneş takvimine uyarlanır.

 

Bir diğer ay takvimi, İslam peygamberi Muhammed'in MS 622 yılında Mekke'den Medine'ye Hicret'ini esas alan Hicrî takvimdir. Bu takvimi Güneş yılına uydurmak için ayar yapılmaz.

Ay takvimi anlamı, tanımı:

Hareket : Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Deprem. Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Devinim. Yola çıkma. Davranış, tutum. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri.

Takvim : Yapılacak bir işin türlü evrelerini zamana bağlı olarak gösteren program. Zamanı yıllara, aylara ve günlere ayıran yöntem. Bir yılın günlerini, aylarını, sayılı günlerini gösteren, değişik biçimlerde yapılmış çizelge veya defter.

Gökyüzü : Atmosferin gözle görünen bölümü.

Evre : Bir olayda birbiri ardınca görülen, bir işte birbiri ardınca beliren, gelişen değişik durumların her biri, aşama, safha, merhale.

Düzen : Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Bez dokuma tezgâhı. Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Dolap, hile. Alet edevat takımı. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Yerleştirme, tertip.

 

Kamer : Ay.

Dünya : Duygu, düşünce ve hayal âlemi. İnançları bir olan ülke veya insanlar topluluğu. Herkes. Meslek veya iş birliği içinde bulunan kimseler, camia. Güneş'e yakınlık bakımından üçüncü gezegen, acun. Dış, çevre, ortam. Üzerinde yaşadığımız toprak ve denizler, yeryüzü.

Güneş : Güneş ışınlarının ve ısısının etkilediği ortam. Gezegenlere ve yer yuvarlağına ışık ve ısı veren büyük gök cismi.

Çevre : Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Yağlık. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit. Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit.