Böbrek tubulus asidozisi nedir, Böbrek tubulus asidozisi ne demek

Böbrek tubulus asidozisi; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Böbreklerdeki görev bozuklukları sonucu, bikarbonatın emiliminde veya asitlerin atılmasındaki hataya bağlı olarak alkali idrar üretimi, renal tübüler asidozis.

Böbrek tubulus asidozisi tanımı, anlamı

Asidoz : Şeker hastalığı ya da herhangi bir sebeple kan pH'sının düşmesi. Suların aşırı asitli olması durumu. Asitli suların balıklarda hastalık oluşturması durumu. Kandaki asit-baz dengesini düzenleyen mekanizmaların bozulması sonucu vücut sıvı ve dokularında aşırı asidite artışı. Vücut dokularında ve kanda hidrojen iyonunun artması veya alkali depolarının azalması sonucu vücudun hidrojen iyonu tamponlama yeteneğinin azaldığı ve kan pH’sının normal değerin altına düştüğü metabolik bir bozukluk

Tubulus : Borucuk.

Böbrek : Kandaki zararlı maddeleri süzüp idrar olarak salan, omurganın sağ ve sol yanında bulunan çift organdan her biri.

Renal tübüler asidozis : Böbrek tubulus asidozisi.

Bikarbonat : Hidrojen karbonatların genel adı.

Bozukluk : Bozuk olma durumu. Bozuk para.

Emilim : Sindirilmiş besinlerin vücudun çeşitli bölgelerine taşınmak üzere, sindirim kanalının epitelyum hücreleri tarafından emilmesi. Bir maddenin diğer bir maddenin içine alınması, absorbsiyon. Vücuda alınan bir maddenin değişik mekanizmalarla doku veya hücre içerisine alınması, asimilasyon, soğurma, absorbsiyon, hlk. imtisas. Işınların madde tarafından tutulması.

 

Alkali : Alkali metallerin hidroksitleriyle amonyum hidroksitin genel adı.

Üretim : Belirli faaliyet ve işlemler sonucu yeni bir mal veya hizmet meydana getirme, istihsal, tüketim karşıtı.

Atılma : Atılmak işi.

Sonucu : Sonunda, sonra. Netice, nihayet, en son, âkıbet, en sonra, sonunda.

Renal : Böbrekle ilgili, böbreğe ait olan, nefrik.

Tübül : Hücre veya doku içerisindeki tüpsü yapılar.

Bikar : Bekâr.

İdrar : Böbreklerde kandan süzülerek idrar yolları aracılığıyla dışarıya atılan sıvı, sidik, küçük abdest, hacet.

Bozuk : Bozulmuş olan. Kızgın, sıkıntılı. Madenî para, bozuk para. Görevini yapamaz duruma gelmiş (organ). Türk halk müziğinde, bağlamadan biraz büyük ve meydan sazından küçük dokuz telli bir saz. Kötümser, gergin, huzursuz, karışık.

Görev : Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş. Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş. Resmî iş, vazife. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı iş, misyon. İşlev. Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi. Bir organ veya hücrenin yaptığı iş.

Hatay : Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Diğer dillerde Böbrek tubulus asidozisi anlamı nedir?

İngilizce'de Böbrek tubulus asidozisi ne demek ? : renal tubular acidosis