Bönet nedir, Bönet ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Havuz.

[Bakınız: böğet].

Su birikintisi, gölcük, bataklık.

Bönet kısaca anlamı, tanımı

Böne : Su birikintisi, gölcük, bataklık. Böyle

Birikinti : Bir yerde kendi kendine birikmiş olan şey.

Bataklık : Çok derin olmayan sularla örtülü batak bölge, aynaz, azmak. Uygunsuz ve kötü, ahlak dışı durum.

Bataklı : Bataklığı olan (yer).

Gölcük : Gölet. Kocaeli iline bağlı ilçelerden biri.

Birik : İki tekerlekli araba. Arı. Eş, benzer. Örümcek ağı. Çocukların koşarak oynadıkları bir oyun.

Böğet : Derin ve durgun su. Su birikintisi, gölcük, bataklık. [Bakınız: büvet]. Taştan veya balçıktan yapılan ve içinde su biriktirilen havuz. [Bakınız: bögeç]. Suyun önüne çekilen set, bent. Küçük bent, su birikintisi. [Bakınız: büğet].

Havuz : Su biriktirme, yüzme, çevreyi güzelleştirme vb. amaçlarla altı ve yanları mermer, beton benzeri şeylerden yapılarak içine su doldurulan, genel olarak üstü açık yer. Bir amaç güdülerek farklı kaynaklardan gelen paranın ilgililere daha sonra paylaştırılmak üzere toplandığı belirli bir yer. Büyük gemilerin onarılmak için çekildikleri yer. Kum, asit vb. konulan çukur yer.

Batak : Üzerine basıldığında çöken çamurlaşmış toprak. Kötü durum, içinden çıkılmaz iş. Hayır gelmez, yarar sağlamaz, batmış. Elde bulunan kâğıtlara göre o turda kaç adet el kazanacağı üzerine tahminde bulunup en az, tahmin ettiği kadar el kazanmaya dayalı bir iskambil oyunu.

 

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.

Böğe : İri ve zehirli örümcek. Geceleri ışığa gelen ağulu böcek. Bataklıkta yaşayan, zehirli bir böcek. [Bakınız: bö, bô]. Suyun önüne çekilen set, bent.

Havu : Undan yapılan bir çeşit yiyecek. Ham deri. Şiddetli istek. İşte o.

Bata : Arapça kökenli battâl: Büyük, işe yaramaz (Erzincan Merkez). Bu yıl: Bâta yağış fazla oldu. Bu kere, bu kez: Bâta unumuz iyi üvündü.

Su : Hidrojenle oksijenden oluşan, sıvı durumunda bulunan, renksiz, kokusuz, tatsız madde, ab. Meyve, sebze vb.nin sıkılmasıyla elde edilen sıvı. Bazı kokulu yaprak veya çiçeklerin imbikten çekilmesiyle elde edilen kokulu sıvı. Kez. Sutaş. Yemeğin sıvı bölümü. Demir araçları ateşte kızdırdıktan sonra, suya daldırılarak sağlanılan sertlik. Bu sıvıdan oluşan kitle, deniz, akarsu.

Diğer dillerde Bölütleyici yapılaştırma anlamı nedir?

İngilizce'de Bölütleyici yapılaştırma ne demek ? : classificatory structuring