Bağırtlak nedir, Bağırtlak ne demek

Bağırtlak; bir hayvan bilimi terimidir.

  • Orta büyüklükte, eti sevilen bir cins göçebe ördek, bozkır tavuğu (Querquedula)

Yerel Türkçe anlamı:

Çocuğun düşmemesi için beşiğe veya salıncağa bağlanan enli kuşak.

Asabî, titiz, sert.

Kadınların göğüslerini kapamak için kullandıkları göğüslük. 2.bk. bağartlak (I)-1.

Yoncaya benzeyen bir ot.

Taşlık arazi.

Çok ağlayan çocuk.

Çocuğun önünü kirletmemesi için takılan önlük

Yabanî ördeğe benzeyen, gece çok öten, koyu kurşunî renkli bir av kuşu.

Çok bağaran hayvan.

Geveze, yaygaracı, çok bağıran, gürültücü.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

[Bakınız: bağırdak]

Diğer sözlük anlamları:

Yabani ördek, kıl kuyruk kuşu.

Bağırtlak hakkında bilgiler

Bağırtlakgiller (Latince: Pteroclididae), kuşlar sınıfına ait bir familyanın içerdiği iki kuş cinsini kapsayan taksondur.

Sistematikdeki yeri değişkenlik gösteren bir gruptur.1 Daha önceleri güvercinler takımı içerisinde yer almışlardır.

Eskidünya'da yayılış gösterirler. Stepler ve çöller bulundukları yerlerdir. Tohumlarla beslenirler. Tavukların genel davranışlarını gösterirler. Suyu emerek içerler. Arka parmakları ya kısa ya da yoktur.

Kâşgarlı Mahmud tarafından bağırlak (بغرلق) biçiminde kayda geçirilen kuşun adı bağırmak ya da bağırtmak fiilinden gelmez; bağır ismine -lak/lek ekiyle kurulmuştur. Çünkü, insandan uzak bozkırlarda, kurak alanlarda kuluçkaya yatar. Erkekleri karın (= bağır) tüylerini suya batırarak su depolarlar ve bu şekilde uzun mesafeler uçarak yuvadaki yavrulara su götürürler. Kuşu yuvasında gözlemlemek zordur. En kolay gözlemlenebildiği yerler, avcıların pusuya yattığı su birikintileridir. Kuşun bağrını suya daldırıp çıkarması çok kolay gözlemlenen tipik davranıştır ve halkımız da adını buna dayanarak koymuştur.

 

Bağırtlak kısaca anlamı, tanımı:

Cins : Tür, çeşit. Soy, kök, asıl. Diğerlerine göre üstün nitelikleri olan. Garip, tuhaf. Pek çok ortak özellikleri bulunan türler topluluğu.

Bozkır : Kurakçıl otsu bitkilerden oluşan, sıcak ve ılıman iklimlerdeki ağaçsız doğal alan, step. Konya iline bağlı ilçelerden biri.

Orta : Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Ne büyük ne küçük, midi. Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. Ne uzun ne kısa, midi. İyi ile kötü arasındaki durum. Orantı. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Yeniçeri Ocağında tabur. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri.

 

Büyüklük : Depremde oluşan enerjinin düzeyini belirten ölçü. Büyük olma durumu. Büyüklere yaraşır bağışlayıcı davranış. Ululuk.

Göçebe : Değişik şartlara bağlı olarak belli bir yöre içinde çadır, hayvan ve öteki araçlarla yer değiştiren, yerleşik olmayan (kimse veya topluluk), göçer, göçkün. Mevsimlere göre ülke veya yer değiştiren (hayvan).

Ördek : Otobüs ve minibüs sürücülerinin yollardan aldıkları biletsiz yolcular için kullandıkları bir söz. Perde ayaklılardan, evcil ve yabani türleri bulunan su kuşu, badi, badik (Anas). Hile ile para sızdırılacak kimse, enayi. Yataktan kalkamayacak durumdaki erkek hastaların içine idrarlarını yaptıkları kap, lazımlık, oturak.

Kuşlar : Çok hücreli hayvanlardan, omurgalıların geniş bir sınıfı.

Sınıf : Derslik. Çeşitli amaçlarla oluşmuş kümeler. Bir toplumda, aynı görevi yapan, aynı yararı sağlayan, aynı şartlarda yaşayan büyük insan grubu, klas. Önemlerine, niteliklerine göre kişi veya nesnelerin yerleştirildiği kategorilerden her biri. Takımlardan oluşan birlik, dalların alt bölümü. Belli ortak belirtileri olan tek tek nesneler öbeği. Öğrencilerin yıllık öğrenime göre ayrıldıkları bölümlerden her biri.

Familya : Karı, eş. Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile. Aile.

Bağırtlak bağı : Çocuğun düşmemesi için beşiğe veya salıncağa bağlanan enli kuşak.

Bağırtlak göz : Patlak göz.

Bağırtlak kuşu : [Bakınız: paçalı bağırtlak] (Syrrhaptes paradoxus): Yağmurkuşları (Charad-riiformes) takımının çöl-tavuğugiller (Pteroc-lidae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 47 cm. Tataristan steplerinde yaşar. [Bakınız: bağırtlak]

Bağırtlak vıı : Ağustos böceği.

Bağırtlakkuşu : (zooloji)

Diğer dillerde Bağırtlak anlamı nedir?

İngilizce'de Bağırtlak ne demek? : n. sand grouse, sandgrouse, type of terrestrial bird that feeds on seeds which is related to the pidgeon