Başarat nedir, Başarat ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Basiret, aldanmaya meydan vermeyecek şekilde gerçeği açıkça görebilme yetisi: Başaratım bağlandı da vaktinde yetişemedim.

Bir işi, bir kurulu yöneten, yönetici, başkan.

Başarat anlamı, kısaca tanımı

Başa : Ağabey. İleri gelen: Memleketin başaları toplanmış. Karı. Mutluluk, gönül rahatlığı

Başar : “Bir işi istenilen biçimde bitir” anlamında kullanılan bir isim”. Trabzon ilinde, Maçka belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Başara : Eskişehir şehri, Han ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

Başarat etmek : Bir işe başlamak, teşebbüs etmek: Sen bir işe haşarat et de gerisini Allaha bırak.

Başarat parmağı : Baş parmak.

Başaratlı : Becerikli kimse: Maşallah çok başaratlı kadın.

Görebilme : Görebilmek işi.

Vaktinde : Önceden belirlenen, düşünülen vakitte.

Bağlandı : Damın mukavemetini arttırmak için kullanılan ağaç.

Yönetici : Yönetme gücünü elinde bulunduran kişi, yöneten kişi, idareci, menajer. Bir spor dalında takımların hazırlanması, oyuncunun bakımı, çalışma yerinin sağlanması, yapılacak karşılaşmaların planlanması vb. işlerle ilgilenen kimse.

Basiret : Gerçekleri yanılmadan görebilme yeteneği, uzağı görüş, seziş, anlayış, kavrayış, sağgörü, vizyon.

 

Aldanma : Aldanmak işi.

Kurulu : Kurulmuş olan, yerleşmiş, oturmuş.

Meydan : Alan, saha. Fırsat, imkân ya da vakit. Bulunulan yer ve çevresi, ortalık. Mevlevi tekkelerinde ayin yapılmış olan yer. Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri.

Yöneti : Yönetme işi.

Açıkça : Gizli bir yönü kalmaksızın, kolay anlaşılır bir biçimde, alenen, aşikâre.

Görebi : Çalı kesmek için kullanılan ucu eğri balta. Diken, çalı kesmekte kullanılan bir çeşit balta.

Başkan : Bir topluluğun, bir toplantının veya bir derneğin başında bulunan kimse, reis, reis bey. Bazı ülkelerde devletin ve hükûmetin başı.

Bağlan : “Sev, sevdiğine bağlı kal” anlamında kullanılan bir isim “. Diyarbakır şehri, Kayacık nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Iğdır şehri, Tuzluca ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Diğer dillerde Başal anlamı nedir?

İngilizce'de Başal ne demek ? : classical