Başarat etmek nedir, Başarat etmek ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Bir işe başlamak, teşebbüs etmek: Sen bir işe haşarat et de gerisini Allaha bırak.
Başarat etmek kısaca anlamı, tanımı
Başa : Ağabey. İleri gelen: Memleketin başaları toplanmış. Karı. Mutluluk, gönül rahatlığı
Başar : Bir işi istenilen biçimde bitir anlamında kullanılan bir isim. Trabzon ilinde, Maçka belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
Başara : Eskişehir şehri, Han ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
Başarat : Basiret, aldanmaya meydan vermeyecek şekilde gerçeği açıkça görebilme yetisi: Başaratım bağlandı da vaktinde yetişemedim. Bir işi, bir kurulu yöneten, yönetici, başkan.
Etme : Etmek işi.
Etmek : Bir işi yapmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Demek, söylemek. Eşit değer kazanmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Küçük ya da büyük abdestini yapmak. Bulmak, erişmek. Herhangi bir değerde olmak. Kötülükte bulunmak.
Başlamak : Görünmek. Olmak, oluşmak, ortaya çıkmak, doğmak. Çalışır, işler, yürür duruma girmek. Etkisini göstermek. Bir işe girişmek, harekete geçmek.
Teşebbüs : Girişim, girişme.
Başlama : Başlamak işi.
Başla : Yönetmenin oyunculara bir çevirimin başında verdiği komut; oyuna başlama komutu. Yumruklaşma oyununa başlatmak için orta hakemin verdiği komut.
Allah : Kâinatta var olan her şeyi yaratan, koruyan, tek ve yüce varlık, Tanrı. bir şey karşısında hayranlık veya yakarma bildiren bir söz.
Haşar : Çalı fasulyelerinin sarılması için yere dikilen çubuk. Yaramaz.
Haşa : Bir durum veya davranışın kesinlikle kabul edilmediğini anlatan bir söz. Dine aykırı görülen bir ihtimalden söz edilirken kullanılan bir söz. Büyük çuval. Küllü su ile yıkanmış çamaşır. Eyerin altına konulan kalın kumaş, keçe. Süslü at eyeri.
Bıra : Birader, kardeş. Bu yer, bk. bire, bura.
Alla : Allah.
Geri : Arka, bir şeyin sonra gelen bölümü, art, alt taraf, ileri karşıtı. "Geri dön, geri git!" anlamında bir söz. Araba üzerine gerilerek kenarları arabanın korkuluğuna tutturulan ve içine saman veya tahıl doldurulan büyük kıl çuval. Aptal, anlayışsız. Eksik gösteren (saat). Hayvanda boşaltım organının dışı. Bir şeyin sona kalan bölümü. Son, sonuç. Benzerlerine ayak uydurup ilerleyememiş, gelişememiş. Geriye doğru. Geçmiş, mazi.
Sen : Teklik ikinci kişiyi gösteren söz.
Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.
Diğer dillerde Başal anlamı nedir?
İngilizce'de Başal ne demek ? : classical

Bu kısımda Başarat etmek nedir? Başarat etmek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Başarat etmek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Başarat etmek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.