Haşar nedir, Haşar ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Çalı fasulyelerinin sarılması için yere dikilen çubuk.

Yaramaz.

Haşar ile ilgili Cümleler

  • Ali onu banyo suyunun içine koyabilir, veya onu temizlemek için kullanabilir ve mutfağını sterilize edebilir, ya da onu bir haşarat kovucu olarak kullanabilir.
  • Çöp haşarat barındırır.

Haşar kısaca anlamı, tanımı

Haşa : Bir durum veya davranışın kesinlikle kabul edilmediğini anlatan bir söz. Dine aykırı görülen bir ihtimalden söz edilirken kullanılan bir söz. Büyük çuval. Küllü su ile yıkanmış çamaşır. Eyerin altına konulan kalın kumaş, keçe. Süslü at eyeri

Haşarı : Çok yaramaz, ele avuca sığmayan (çocuk). Huysuz, azgın (hayvan).

Haşarıca : Biraz haşarı. (haşarı'ca) Haşarıya yakışır bir biçimde, haşarı gibi.

Haşarılaşma : Haşarılaşmak işi.

Haşarılaşmak : Haşarı davranışlarda bulunmak.

Haşarılık : Haşarı olma durumu. Haşarıca davranış.

Sarılma : Sarılmak işi.

Fasulye : Fasulyegillerden, barbunya, çalı, ayşekadın, horoz vb. türleri bulunan bitki (Phaseolus vulgaris). Bu bitkinin sebze olarak yararlanılan yeşil ürünü ve kuru tohumları.

Yaramaz : Uygun ve yararlı olmayan, bir işe yaramayan. Çapkın. Söz dinlemeyen, uslu durmayan, yasaklanan şeyleri yapmakta ayak direyen, haşarı (çocuk), uslu karşıtı.

 

Yarama : Yaramak işi.

Çubuk : Körpe dal. Tütün içmek için kullanılan uzun ağızlık. Ankara iline bağlı ilçelerden biri. Değnek biçiminde ince, uzun ve sert olan şey. Ana direkler üzerine sürülen ikinci ve üçüncü direk parçası. Kumaşta düz çizgi.

Dikil : Horoz. Alık.

Diki : Biraz, bir parça, azıcık. Çalımlı(kimse). [Bakınız: dıkı]. Tane: Üç diki şeker ver. Et parçası. Kemikli ya da kemiksiz pişmiş et, kavurma. Etli ufak kemik parçası. Pamuk ipliği. İplik.

Çalı : Böğürtlen, ahududu gibi küçük, dalları dibinden çatallanan ve sapları odunsu bitki. Olmamış meyve. Bir an, bir ara. Delikli taş. Bahçe. Keçileri kovalama ünlemi. Toprak üstü gövdelerinde sekonder kalınlaşmanın ve odunlaşmanın olduğu, boyları 1-3 m kadar olan, çok yıllık bitkiler. Kimileri bir ağaççık kadar iri olurlarsa da, genellikle bodur, gövdesiz, ancak odunsu, kimi kez dikenli, iklim ve toprak koşullarına göre bir çok türleri olan bitki takımı, bk. çalılık. Saban demirini ökçeye tutturan ağaç. (Taşpınar Aksaray Niğde). Bursa ili, Çalı nahiyesine bağlı bir bölge.

Yara : Keskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik. Dert, üzüntü, acı. Bir şeyin iç veya dış yüzünde herhangi bir etki ile oluşan ve tehlikeli olabilen oyuk, gedik, yarık. Vücutta işlemekte olan çıban.

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Sarı : Yeşil ile turuncu arasında bir renk, limon kabuğu rengi. Soluk, solgun. Bu renkte olan.

Diğer dillerde Hastelloy alaşımı anlamı nedir?

İngilizce'de Hastelloy alaşımı ne demek ? : hastelloy