Baak nedir, Baak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

[Bakınız: bahank].

[Bakınız: bağa].

Boğazda deri altında olan şiş, guatr.

Vücutta ve elde meydana gelen beyaz benekler.

Şaşma, korku, pişmanlık, beğenmeme, öfke, acıma bildirir ünlem.

Baak kısaca anlamı, tanımı

Baaktan : Demin, az önce, şimdi

Deri altı : Derinin altında bulunan.

Pişmanlık : Pişman olma durumu, nedamet.

Bildiri : Resmî bir makam, kurum veya resmî olmayan bir örgüt, topluluk tarafından herhangi bir durumu ilgililere duyurmak için yazılan yazı, tebliğ, deklarasyon, manifesto. Bilimsel bir konuyu ele alan ve bilimsel bir toplantıda okunup tartışılan yazı, tebliğ.

Beğenme : Beğenmek işi veya durumu.

Altında : Sahnenin seyirciye yakın kesimi. bk. sahne aşağısı.

Bildir : Geçen yıl.

Pişman : Yaptığı bir işin veya davranışın olumsuz sonucunu görerek üzülen, nadim.

Bahank : Vücutta ve elde meydana gelen beyaz benekler.

Meydan : Alan, saha. Fırsat, imkân ya da vakit. Bulunulan yer ve çevresi, ortalık. Mevlevi tekkelerinde ayin yapılmış olan yer. Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri.

Boğaz : Boynun ön bölümü ve bu bölümü oluşturan organlar, imik, kursak. Yiyeceği içeceği sağlanan kimse. İki kara arasındaki dar deniz. İki dağ arasında dar geçit. Yeme içme. Şişe, güğüm vb. kaplarda ağza yakın dar bölüm. Yedirip içirme yükümü, iaşe.

 

Benek : Herhangi bir şey üzerindeki ufak leke, nokta, puan. Güneş lekeleri yöresinde görülen, parlak taneciklerden ve parlak damarlardan oluşmuş bölüm, fakül.

Beyaz : Ak, kara, siyah karşıtı. Baskıda normal karalıkta görünen harf türü. Bu renkte olan. Beyaz ırktan olan kimse. Beyaz zehir.

Ünlem : Türlü duyguları anlatan veya bir doğa sesini yansıtan kelime, nida: Ah! oh! şak, çat vb. Ünlem işareti.

Vücut : İnsan ya da hayvan gövdesi, beden. Var olma, varlık.

Altın : Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke. Üstün nitelikli, değerli. Bu elementten yapılmış.

Bahan : Bana.

Acıma : Acımak durumu. Başka bir kimsenin veya canlının mutsuzluğuna karşı duyulan üzüntü, merhamet.

Şaşma : Şaşmak işi.

Gelen : Gelme işini yapan (kimse ya da nesne). Bir ışık kaynağından çıkıp bir aynanın yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine düşen (ışın).

Diğer dillerde B9 vitamini anlamı nedir?

İngilizce'de B9 vitamini ne demek ? : folacin