Baggages türkçesi Baggages nedir

  • Kişisel eşya.
  • Şımarık kadın.
  • Ordu yükü.
  • Moruk (argo terim).
  • Sevimsiz yaşlı kadın.
  • Haspa (argo terim).
  • Civelek kız.
  • Bagaj.
  • Moruk.
  • Yolcu eşyası.
  • Valiz.
  • Yol eşyası.

Baggages ingilizcede ne demek, Baggages nerede nasıl kullanılır?

Baggage allowance : Bagaj haddi. Bagaj limiti.

Baggage car : Yük vagonu. Bagaj arabası. Bagaj vagonu. Furgon. Eşya vagonu.

Baggage carousel : Bagaj atlı karıncası. Bagaj teslim alanındaki hareketli bant. Bagaj teslim alanında bulunan ve çanta ve bagaj taşıyan hareketli bant.

Baggage check : Bagaj fişi. Bagaj belgesi. Bagaj kontrol. Emanetçinin verdiği fiş. Eşya makbuzu.

Baggage claim : Bagaj teslim yeri. Bagaj teslim.

Baggage room : Emanet. Bagaj odası. Bagaj kompartımanı.

Baggage compartment : Bagaj kompartmanı. Bagaj kompartımanı.

Baggage man : Bagaj kondüktörü.

Baggage train : Yük treni. Bavulları taşımak için kullanılan. Birbirlerine bağlı açık treyler veya palet dizisi. Yük katarı. Havalanlarında. Tren istasyonlarında. Yük taşımada kullanılan tren.

Baggage hold : Bagaj yeri.

İngilizce Baggages Türkçe anlamı, Baggages eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Baggages ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dressing case : Makyaj çantası.

Handle : Geçinmek. Üstesinden gelmek. Sıkıştırma milini çeviren kol. Kulp. Eline almak. Taşınabilir alıcıların elde sağlamca tutulabilmesi için altta bulunan çıkıntısı. İdare etmek. El tutma yeri. Ele almak. (meseleyi) ele almak.

 

Old bag : Yaşlı huysuz kadın. Çirkin kadın.

Suitcase : Çanta. Bavul.

Well : Kaynak. Yerinde. Sahne altı üçüncü bodrum. Memba. Sağlığı yerinde. Asansör boşluğu. Merdiven boşluğu. Şanslı. Uygun. Yeraltı suyundan yararlanmak üzere insan eliyle açılmış, genellikle çember biçiminde, az çok derin çukur.

Geezer : İhtiyar. Bunak.

Geezers : Ahbap. Pinpon. İlginç ihtiyar. Bunak erkek. İri yarı erkek.

Luggage : Yola çıkan kişinin tren, gemi ve benzeri taşıtlarda beraberinde götürdüğü ya da daha sonra arkasından gönderilmesi koşuluyla taşıyıcıya bıraktığı kişisel eşyaları. Bavullar. Bavul. Eşya. Taşıncak.

Gaga : Deli. Aptal. Ahmak. Abayı yakmış. Bunak. Budala. Kaçık.

Gaffer : İhtiyar. Saka. Yaşlı insan. Şef. Patron. Dede. Müdür. Ustabaşı. Pinpon.

Baggages synonyms : strap, personal effects, woman, carry on luggage, holdalls, valise, hand luggage, cases, adult female, holdall, brer, travelling bag, codger, case, boot, imperial, hatbox, paraphernalia, travel bag, dotard, gaffers, satchel, baggage, hold, chattel, hussy, codgers, dotards, luggages, handgrip, decrepit, homes, belongings.

Baggages zıt anlamlı kelimeler, Baggages kelime anlamı

Man : Adam atamak. Adam. Düşünme ve konuşma yetileri olan bilinçli, toplumsal canlı. Adam vermek. Adam yerleştirmek. Görev yapmak. İnsan. Erkek. Belirli bir iş için yeterince insan olmak.