Balsas türkçesi Balsas nedir

Balsas ingilizcede ne demek, Balsas nerede nasıl kullanılır?

Balsa : Balza. Mantarağacı. Balsa. Balza ağacı.

Balsam : Belsem. Benzoik asit, sinnamik asit veya bunların türevlerini içeren oleo-reçineler. Pelesenk. Pelesenk yağı. Yumuşatıcı krem. Sıklıkla odunsu bitkilerden elde edilen reçine ve bu reçinelerden yapılan ilaç. Belesan. Belesan yağı. Balsam.

Balsam apple : Kudret narı. Kudretnarı.

Balsam of fir : Kanada balsamı.

Balsam of peru : Peru balsamı.

Balsam poplar : Balsam kavağı.

Balsamic : Yumuşatıcı. Güzel kokulu. Balsamik. Balsamlı. Belesan yağı içeren. Kokulu. Dinlendirici. Belesan ile ilgili. Balzamik. Huzur veren.

Balsam tolu : Tolu balsamı.

Canada balsam : Kanada balsamı.

Balsams : Pelesenkağacı. Belesan yağı. Pelesenk yağı. Belsem. Balsam. Kınaçiçeği. Belesan. Pelesenk. Yumuşatıcı krem.

İngilizce Balsas Türkçe anlamı, Balsas eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Balsas ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Supposal : Varsayım. Hipotez.

Explanation : Aydınlatma. Neden, yasa vb. aracılığıyla incelenen konunun özünü aydınlatmayı amaçlayan bilimsel inceleme aşaması ya da biçimi. Yorum. Anlam. Tanımlama. Mana. Açıklama. Şerh. Bir olay ya da bir kavramı örtük ve kapalı yönleriyle çözümleyerek, tüm içerimlerini sayıp dökerek açıklığa kavuşturma.

 

Footing : Mevki. Durum. Altlık. Yer. İlişki. Dayanak. Ayak basacak yer. Ayak basacak sağlam yer. Esas.

Harefoot : Tavşan ayağı. Tüylü yonca.

Assumption : Hazreti meryem'in göğe kabulü. Kibir. Farzetme. Yüklenme. Sanı. Bir kanıtlama ya da geçerleme sürecinde usavurma zincirini tamamlamak üzere kimi halkaları doğru ya da geçerli sayma. Takınma. Taslama. Zan. Üstlenme.

Foundation : Fondöten. Alt yapı. Ten boyası. Bir taşınmazın gelirinin, iyesince, sürekli olarak, belli bir ya da birkaç kamu işgörüsü için ayrılması. kamu yararına ayrılmış olan bu tür taşınmazların yönetimi ile görevlendirilmiş kamu kurumu. Döşek. Tesis. Vakıf. Yapma. Dayanak. Esas.

Corkwoods : Mantar ağacı kerestesi. Mantar ağacı.

Cornerstone : Resmi tören sırasında konulan binanın ilk taşı. Temel taşı. Köşe taşı. Mihenk taşı. Köşetaşı. Bir sürecin önemli bir aşama noktası. İki duvarın köşesini oluşturan taş. Esas olarak önemli olan bir şey. Temel. Esas.

Ground : Toprak. Kurmak. Kayaçların ufalanıp ayrışmasından oluşan ve içine organik kalıntılar karışmış olan yeryüzünün en üst katmanı. Dayandırmak. Dayanmak. İyileşmek. Zemin. Kırsal toprak. Hukuk, jeoloji alanlarında kullanılır. Yere sermek.

Balsas synonyms : meat and potatoes, balsa, supposition, base, corkwood, common ground, fundament, groundwork.