Mantarağacı nedir, Mantarağacı ne demek

Mantarağacı; Ağaç alanında kullanılan bir kelimedir.

Teknik terim anlamı:

Kerestesi çok gözenekli, süngerimsi, beyaz sarı renkli ve özgül ağırlığı 0,05-0,10 gr/cm3 olan bir tür ağaç.

Mantarağacı anlamı, tanımı

Manta : Ayak terlememesi için ayakkabıların içine konan mantar. (Senirkent Isparta)

Mantar : Mantarlardan, içinde zehirlileri de bulunan, silindir bir gövde ve üst tarafı şapka biçiminde olan ilkel canlıların genel adı (Fungi). Esnek ve sudan hafif olduğundan şişe tapası, cankurtaran simidi, cankurtaran yeleği, ayakkabı tabanı ve daha birçok şeyin yapımında kullanılan, su geçirmeyen, meşe ağacı tabakası. Balık ağlarını su yüzünde tutmaya veya olta sarmaya yarayan mantar parçası. Uydurma söz, yalan. Mantar hastalığı. Mantar hastalığına neden olan mikroskobik canlı. Hayvanların burun ucu. Kaldırıma araçların park edilmesini engellemek amacıyla zemine gömülmüş mantar biçiminde beton yükselti. Bu tabakadan yapılmış olan şişe tapası. Çocukların özel tabanca ile patlattıkları barutlu madde.

Ağaç : Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Tahta, kereste.

Süngerimsi : Sünger gibi sık delikli olan, bu nedenle bol sıvı ya da gaz emebilen özdek.

 

Gözenekli : Gözeneği olan.

Kereste : Tomrukların boyuna biçilmesiyle elde edilen ve marangozlukla inşaatta kullanılan nitelikli ağaç. Kaba saba kimse, kalas. Ayakkabı yapımında kullanılan gereç.

Gözenek : Delikli bir nesnenin deliklerinden her biri. Bir malzemenin içinde irili ufaklı boşlukların bulunması durumu, süngerimsi görünüş. Canlı dokularda dış deri üzerindeki küçük, basit açıklık, mesame. Bitkilerde solunum ve fotosentez için gerekli oksijen ve karbondioksit alışverişine, suyun buhar olarak dışarı atılmasına yarayan, yaprakların alt yüzeyinde çok sayıda bulunan, hücreler arasındaki küçük deliklerden her biri, mesame. Pencere. Bir işlemede, örgüde, ipliklerin kesilmesi, ayrı tutulması yoluyla oluşturulan boşluk, ajur.

Renkli : Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan. Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film. Neşeli, canlı, ilgi çekici. Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse).

Gözene : Kovandan bal alırken arılardan korunmak için başa giyilen, ön tarafı telden başlık, gözlük.

Sünger : Genellikle denizlerde bir yere tutunarak koloni durumunda yaşayan, çok hücreli ilkel hayvan. Yapay olarak elde edilen temizlik veya dolgu gereci. Bu hayvanın temizlik işlerinde kullanılan, suyu fazlaca çeken esnek iskeleti.

Beyaz : Ak, kara, siyah karşıtı. Baskıda normal karalıkta görünen harf türü. Bu renkte olan. Beyaz ırktan olan kimse. Beyaz zehir.

Keres : Büyük ve derin karavana.

Sünge : Ucunda ıslak bez bulunan, fırındaki kızgın külleri süpürmeye yarayan sırık. [Bakınız: sürgü].

 

Gözen : Başkasının ilgisini çeken, gösterişli kimse. Sulak yer. Kiler. Pınar: Bugün gözen ayıkladık. Keler, bir çeşit kertenkele. Sevimli, hoşa giden. Tunceli kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Özgül : Bir türle ilgili, bir türe ilişkin.

Sarı : Yeşil ile turuncu arasında bir renk, limon kabuğu rengi. Soluk, solgun. Bu renkte olan.

Beya : Bayağı.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Özgü : Birine, bir şeye ait olan, öze, has, mahsus. Belli bir kimsede, şeyde veya türde bulunan, öze, has, mahsus. Aynı cinsten başka hiçbir türde veya bireyde rastlanılmayan, öze, has, mahsus.

Renk : Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum. Nitelik. Çeşitlilik.

Diğer dillerde Mantarağacı anlamı nedir?

Osmanlıca Mantarağacı : mantarağacı