Barı bişmek nedir, Barı bişmek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Sıcaktan yanmak, terlemek.

Çok susamak.

Barı bişmek anlamı, kısaca tanımı

Barı : Çit. Bari, keşke, hiç olmazsa, öyle ise. Bahçe duvarı, çit, avlu duvarları üzerine konulan çalı çırpı, harçsız yapılan duvar, tarla sınırı, tarlaların alt yanına çekilen taş set, siper. [Bakınız: ber, bér]. Bağ çubuğu. Yokuş. Pirinç tarlarındaki parsel: Ahmet'in on beş barı pirinçliği var. 6.Köy evlerinde bulunan ocak bacası. Davar sağılan yer, ağıl. Yük. Bahçe ya da avlu duvarı. (Ağıl Eğridir Isparta; Erenköy, İnönü Eskişehir; Yurtbeyi Çankaya, Çağa Güdül Ankara)

Bişme : Yemek.

Bişmek : Olgunlaşmak (meyve). Yanmak. Çözülmek, yoluna konmak: Aramızdaki o mesele artık bişti. Pişmek. Eski türkçe biçmek: biçmek. Eski türkçe bışmek: pişmek. Biçmek. Pişmek pişirilmek.

Terlemek : Ter çıkarmak, ter dökmek. İçindeki suyu ter biçiminde sızdırmak. Bir şeyin üzerinde buhar olarak yoğunlaşmak. Bir iş yaparken yorulmak veya o işi çok emek harcayarak güçlükle başarmak.

Terleme : Terlemek işi. Yaprakların gözeneklerinden buhar biçiminde su kaybetmeleri.

Susamak : Su içme gereksinimi duymak. Çok istemek, özlemek.

Susama : Susamak işi.

Yanmak : Birleşiminde karbon bulunan maddeler, ısı ve ışık yayarak kül durumuna geçip yok olmak. Çok sevmek, büyük bir aşk ile sevmek. Bütünü ya da bir bölümü ateş veya sıcaklığın etkisi ile bozulmak, kömür durumuna geçmek. Çocuk oyunlarında oyun dışı kalmak. Bir bir sıralamak, dile getirmek, dert dökmek, anlatmak. Isı etkisiyle vücudun bir yanı yara olmak, kızarmak veya rengi koyulaşmak. Zarara, kötülüğe uğramak. Isı, ışık veren bir konuma geçmek. Birtakım etmenlerin etkisiyle işe yaramaz duruma gelmek. Vücut veya nesnelerin ısısı artmak. Hükümsüz kalmak, değerini yitirmek. Ateş durumuna geçmek, tutuşmak. Çok istemek, çabalamak. Parlamak, parıldamak. Yanık acısına benzer bir acı duymak. Çok üzülmek.

 

Yanma : Yanmak işi. Bir cismin oksijenle birleşmesi sırasında ortaya çıkan olayların tümü.

Sıcak : Yakmayacak derecede ısısı olan, yakmayacak kadar ısı veren, soğuk karşıtı. Sıcak yer. Isısı yüksek olan, çok ısınmış. Havadaki yüksek ısı. Dostça olan, sevgi dolu. Hamam.

Susam : Susamgillerden, sıcak bölgelerde yetişen küçük bir bitki (Sesamum indicum). Süsen. Bu bitkinin yağ çıkarılan, öğütülerek tahin elde edilen ve simit vb.nin üzerine serpilen küçük sarımtırak tohumu.

Susa : Yol, şose. Dar yol, şose.

Çok : Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı. Aşırı bir biçimde.

Diğer dillerde Barfoed deneyi anlamı nedir?

İngilizce'de Barfoed deneyi ne demek ? : barfoed’s test