Bişmek nedir, Bişmek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Olgunlaşmak (meyve).

Yanmak.

Çözülmek, yoluna konmak: Aramızdaki o mesele artık bişti.

Pişmek.

Eski türkçe biçmek: biçmek.

Eski türkçe bışmek: pişmek.

Biçmek.

Pişmek pişirilmek.

Teknik terim anlamı:

Pişmek.

Bişmek anlamı, tanımı

Bişme : Yemek

Olgunlaşmak : Meyve olgun duruma gelmek. İnsanın bilgi, görgü ve hoşgörüsü gereği kadar gelişmiş olmak. Yazı, düşünce olgun duruma gelmek.

Olgunlaşma : Olgunlaşmak işi.

Pişirilmek : Pişirme işine konu olmak.

Pişirilme : Pişirilmek işi.

Çözülmek : Çözme işine konu olmak. Gevşeyip yumuşamak, erimeye başlamak. Dağılmak, çökmek. Gevşemek, güçsüz kalmak. Birliğini, beraberliğini yitirmek, dağılmak, parçalanmak.

Çözülme : Çözülmek işi. Savaşta, gerideki savunma hattına çekilmek isteyen birliğin düşmandan sıyrılması. Bir sesin boğumlanmasından sonra organların eski duruma geçmesi. Kişilik, karakter vb. bir bütünde birliğin bozulması durumu.

Mesele : Sorun. Problem. Güç iş.

Konmak : Kuş, kelebek, uçak, toz vb. bir yere inmek. Koyma işi yapılmak. Yolculukta geceyi geçirmek için bir yerde kalmak, konuk olmak. Bir şeyi emeksiz edinmek. Kısa bir süre için bir yere yerleşmek, bir yeri yurt edinmek.

Türkçe : Genel Türk dili. Türkiye Türkçesi.

 

Yanmak : Birleşiminde karbon bulunan maddeler, ısı ve ışık yayarak kül durumuna geçip yok olmak. Çok sevmek, büyük bir aşk ile sevmek. Bütünü ya da bir bölümü ateş veya sıcaklığın etkisi ile bozulmak, kömür durumuna geçmek. Çocuk oyunlarında oyun dışı kalmak. Bir bir sıralamak, dile getirmek, dert dökmek, anlatmak. Isı etkisiyle vücudun bir yanı yara olmak, kızarmak veya rengi koyulaşmak. Zarara, kötülüğe uğramak. Isı, ışık veren bir konuma geçmek. Birtakım etmenlerin etkisiyle işe yaramaz duruma gelmek. Vücut veya nesnelerin ısısı artmak. Hükümsüz kalmak, değerini yitirmek. Ateş durumuna geçmek, tutuşmak. Çok istemek, çabalamak. Parlamak, parıldamak. Yanık acısına benzer bir acı duymak. Çok üzülmek.

Biçmek : Belli bir biçim vererek kesmek. Dikilecek kumaşı belli bir ölçüye ve modele uygun olarak makasla kesmek. Değer, paha, fiyat belirlemek. Tahmin etmek, kestirmek. Yaylım ateşiyle öldürmek. Ekin, ot vb.ni orakla, tırpanla, makine ile kesmek.

Pişmek : Ateşte, fırında, kaynar suda veya yağda ısı etkisiyle yenilebilir duruma gelmek. Meyve olgun duruma gelmek. Bunalacak kadar sıcaklık duymak. İşe alışıp beceri ve ustalık kazanmak, zorlukları göğüslemek. Pişik oluşmak. Bir konuyu iyice öğrenmek. Herhangi bir iş için konuşup hazırlanmak. Isıtma sonucu belirli bir kullanıma uygun duruma gelmek.

Yanma : Yanmak işi. Bir cismin oksijenle birleşmesi sırasında ortaya çıkan olayların tümü.

Pişme : Pişmek işi.

Olgun : Yenecek duruma gelmiş (meyve). Bilgi, görgü ve hoşgörüsü gereği kadar gelişmiş, ağırbaşlı (kimse), kâmil. Tamamlanmış, iyice işlenmiş (yazı, düşünce vb.).

 

Konma : Konmak işi.

Biçme : Biçmek işi. Prizma. Yontulmuş yapı taşı.

Artık : İçildikten, yenildikten veya kullanıldıktan sonra geriye kalan. Daha çok, daha fazla. (a'rtık) Bundan böyle, bundan sonra. Bir şeyin harcandıktan veya kullanıldıktan sonra artan bölümü. Büyük ve tam aralıkların yarım ses artmış hâli.

Mesel : Örnek alınacak söz. Eğitici hikâye ya da masal. Atasözü.

Diğer dillerde Bisüs bezi anlamı nedir?

İngilizce'de Bisüs bezi ne demek ? : bysus gland, byssus gland