Batting türkçesi Batting nedir

  • Sopayla vurma.
  • Yorganlık pamuk.
  • Sopa ile vurma.
  • Vurarak.
  • Tabaka halinde pamuk.
  • Vurma.
  • Dolgu elyafı.
  • Vuruş.

Batting ile ilgili cümleler

English: Which side is batting?
Turkish: Hangi taraf vuruyor?

English: He has a high batting average.
Turkish: Onun yüksek bir topa vuruş averajı vardır.

Batting ingilizcede ne demek, Batting nerede nasıl kullanılır?

Batting average : Averaj (beysbol, kriket). Başarılı olunan zamanlar ortalaması.

Batting order : Vur emri.

Without batting an eyelash : Şaşırdığını belli etmeden.

Without batting an eyelid : Tereddüt etmeden. Gözünü kırpmadan. Sektirmeden. Şaşırdığını belli etmeden. Duraksamadan.

Battings : Sopa ile vurma. Dolgu elyafı. Yorganlık pamuk. Vurarak. Tabaka halinde pamuk. Vurma. Vuruş.

Battiest : Bir tahtası eksik. Üşütük (argo terim). Kaçık. Kıç. Deli. Çatlak. Popo. Üşütük.

Battiness : Üşütüklük. Çılgınlık. Delilik. Kaçıklık (argo terim).

Battik : Mumlu kumaş boyama. Bu işlemle boyanmış bez parçası. Kumaş üzerinde bir hat bırakan mumlu boyama kabartma tekniği.

Combatting : Çarpışmak. Dövüşmek. Savaş açmak. Mücadele etmek.

Battiks : Kumaş üzerinde bir hat bırakan mumlu boyama kabartma tekniği. Bu işlemle boyanmış bez parçası. Mumlu kumaş boyama.

İngilizce Batting Türkçe anlamı, Batting eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Batting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Strikingly : Dikkat çekici bir şekilde. Çarpıcı şekilde. Çarpıcı biçimde. Şaşırtıcı bir biçimde.

Stuffing : Üstüpü. Dolgu. Döşeme dolgusu. Salmastra. Özgüven. İçirik. Güç. Kıtık. Dolma. Dolgu maddesi.

Battery : Kötü muamele. Tavuk kafesleri dizisi. Vurmalı çalgılar. Dövme. Pil. Batarya. Bilgisayar, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Elektrik akımı verilerek doldurulan, istenildiğinde ters yönde akım vererek, kimyasal erke biçiminde saklı bu erkeyi sınırlı bir süre için geri veren aygıt. İki ya da daha çok elektrik gözesinin, elektriksel erke kaynağı olacak biçimde bağlanması.

Bump : Sarsıla sarsıla gitmek. Çarpma. Çarpışmak. Vurmak. Yumru. Kütlemek. Şişlik. Çarpma sesi. Çıkıntı. Çarpmak.

Effort : Teşebbüs. Eser. Efor. Ceht. Bir ereğe varmak, herhangi bir engeli aşmak için harcanan zihinsel ya da bedensel güç. Çaba harcama. Başarı. Uğraşma. Güç.

Dunt : Yumruk. Darbe. Darbe ile oluşan yaralanma. Vurma ile verilen zarar.

Bops : Darbelemek (argo terim). Bir caz üslubu. Vurmak. Darbe.

Dash : Hızla ilerlemek. Atılmak. Dolaştırmak. Lanet etmek. Darbe. Düş kırıklığina uğratmak. Fırlatmak. Karalamak. Atmak. Vurmak.

Attempt : Kalkışma. Deneme. Çalışmak. Kalkışmak. Girişimde bulunmak. Kalkmak. Teşebbüs etmek. Girişmek. Teşebbüs. Denemek.

Impacting : Darbe. Etki. Tesir. Sıkıştırmak. Pekiştirmek. Çarpışma. Vuruşma. Çarpma.

Batting synonyms : cotton baning, buffetings, battering, hack, crusher, impact, hitting, endeavour, beating, impingement, buffeting, crushers, blips, try, coup, beatings, impingements, bopping, beat, batteries, blip, bopped, banging, batten, bop, endeavor, battings.

 

Batting ingilizce tanımı, definition of Batting

Batting kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The management of a bat in playing games of ball. The act of one who bats.