Baykuşların bulaşıcı hepatosplenitisi nedir, Baykuşların bulaşıcı hepatosplenitisi ne demek

Baykuşların bulaşıcı hepatosplenitisi; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Baykuşların Herpesvirus stringis tarafından oluşturulan, karaciğer, dalak ve kemik iliğinde darı tanesi büyüklüğünde nekroz odaklarıyla belirgin hastalığı, hepatosplenitis enfeksiyoza strigum.

Baykuşların bulaşıcı hepatosplenitisi kısaca anlamı, tanımı

Hepatosplenitis : Karaciğer ve dalağın yangısı

Baykuş : Başında, kulak yerinde iki sorgucu bulunan, yırtıcı gece kuşlarının genel adı.

Bula : Yenge, amca ya da dayı karısı.

Bulaşıcı : Birinden başkasına geçen, bulaşan, sâri.

Hepatosplenitis enfeksiyoza strigum : Baykuşların bulaşıcı hepatosplenitisi.

Kemik iliği : Uzun kemiklerin ortalarında, kısa kemiklerin aralarında bulunan boşlukları dolduran, içindeki yağ oranına göre sarı ve kırmızı ilik olarak iki tipi bulunan, süngerimsi görünüşte bir bağ dokusu tipi. Uzun kemiklerin ortasındaki boşlukta ve yassı kemiklerin düzensiz boşluklarının kemik trabeküllerinde bulunan tüm kan hücrelerinin köken aldığı öncü kan hücrelerinden zengin doku. Biyolojik kan filtresi olan kemik iliği; medulla ossium rubra adı verilen kırmızı kemik iliği ve medulla ossium flava adı verilen sarı kemik iliği olmak üzere iki tiptir. Kemiklerin ortalarında bulunan boşlukları dolduran sünger görünüşünde bir bağ dokusu.

 

Karaciğer : Karın boşluğunun sağ üst bölgesinde bulunan, öd salgılayan, şeker depolayan, iri, açık kahverengi organ.

Belirgin : Belirmiş durumda olan, göze çarpan, besbelli, açık, bariz, sarih. Açık bir biçimde.

Hastalı : Hastalıklı.

Nekroz : Canlı maddelerin fiziksel ve kimyasal değişimi.

String : Türlü metallerden yapılmış, kopmaya karşı direnç gösteren, çalgılarda ses vermesi için kullanılan nesne.

Herpes : Deri üzerinde yaygın küçük iltihabi veziküllerle belirgin durum, uçuk, kabarcık, kesecik, torbacık.

Odakla : Alıcı yönetmenine, odaklanmamış olarak yayın dışı bulunan alıcıyı odaklaması için verilen komut. (Genellikle alıcı sayısı eklenerek "ikiyi odakla!, üçü odakla!" biçiminde söylenir).

Taraf : Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Yöre, yer. Yön, yan, doğrultu. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi.

Kemik : İnsanın ve omurgalı hayvanların çatısını oluşturan türlü biçimdeki sert organların genel adı. Bu sert organdan yapılmış.

Büyük : Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Büyük abdest. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Önemli. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Üstün niteliği olan. Niceliği çok olan.

Dalak : Midenin arkasında, diyaframın altında, sol böbreğin üstünde, yassı, uzunca, akyuvar üreten ve yıpranmış alyuvarları toplayan, damarlı, gevşek bir dokudan oluşmuş organ. Omurgalı hayvanlarda lenf bezine benzeyen ve kan damarları çok olan bir organ. Tekerlek biçimindeki kaşar peyniri. Bal peteği.

 

Hasta : Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Aşırı düşkün, tutkun. Parasız, züğürt. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.

Diğer dillerde Baykuş sineği anlamı nedir?

İngilizce'de Baykuş sineği ne demek ? : owl fly