Be against türkçesi Be against nedir

  • Karşı olmak.
  • Aleyhinde olmak.

Be against ile ilgili cümleler

English: You don't need a PhD in quantum physics to be against nuclear war.
Turkish: Nükleer savaşa karşı olmak için kuantum fiziğinde bir doktoraya ihtiyacın yok.

English: If God is with us, then who can be against us?
Turkish: Eğer Allah bizimleyse kim bize karşı çıkabilir ki?

Be against ingilizcede ne demek, Be against nerede nasıl kullanılır?

Be : -dır. Berylliumb (berilyum). Var olmak. Anlamına gelmek. -di. -dir. Mal olmak. -dı. Olmak. Kalmak.

Against : -e zıt yönde. -e aykırı. -e değecek şekilde. Aleyhinde. Kontra. Karşı. Aykırı. Mukabilinde. Ters olarak. Dayalı.

Be a bad judge of : Anlamamak.

Be a bad sailor : Deniz tutmak.

Be a bad whip : Kötü araba kullanmak.

Be a ball of fortune : Değişikliğe maruz kalmak. Bir durumun kurbanı olmak. Şans topu olmak.

Be a bit on : Çakırkeyif olmak.

İngilizce Be against Türkçe anlamı, Be against eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Be against ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Denounce : İhbar etmek. Kınamak. İlan etmek. Alenen suçlamak. Şiddetle aleyhinde bulunmak. (anlaşma vb'nin) bittiğini haber vermek. İfşa etmek. Kaldırılacağını duyurmak (anlaşmanın). Kötü yönlerini açığa vurmak.

 

Dissent : Aynı görüşte olmamak. Bozuşmak. Muhalif olmak. Ayrılmak. Çekişmek. Farklı düşünmek. Anglikan kilisesinden ayrılmak. Görüş ayrılığı. Aynı fikirde olmamak.

Go against the grain : Beklenenin tersini yapmak. Birinin tabiatına aykırı olmak. Alışılmışın tersini yapmak. Eşyanın tabiatına aykırı olmak. Tam tersi olmak. Tabiatına aykırı olmak. Tam zıddı olmak.

Impugned : Kuşkulanmak. Yalancı çıkarmak. Şüphe etmek. Dil uzatmak. Yalanlamak.

Dissents : Aynı fikirde olmamak. Muhalif olmak. Ayrılmak. Çekişmek. Anglikan kilisesinden ayrılmak. Kabul etmemek. Aynı görüşte olmamak. Farklı düşünmek. Karşı koymak.

Go against : -e karşı olmak. Karşı koymak. Karşı çıkmak. Aleyhinde olmak (sonuç). Ters düşmek. Aykırı olmak. -e karşı gelmek. Zıtlaşmak.

Dissented : Aynı görüşte olmamak. Ayrılmak. Muhalif olmak. Kabul etmemek. Karşı koymak. Aynı fikirde olmamak. Farklı düşünmek. Çekişmek. Anglikan kilisesinden ayrılmak.

Be down on somebody : Gıcığı olmak. Kancayı takmak.

Discommend : Uygun bulmamak. Uygun görmemek. Katılmamak. Suçlamak.

Denounces : İhbar etmek. Kehanette bulunmak. İlan etmek. Kınamak. Şiddetle aleyhinde bulunmak. (anlaşma vb'nin) bittiğini haber vermek. Suçlamak. İfşa etmek. Geçersizliğini duyurmak.

Be against synonyms : fronting, faces, fronted, front on to, front, impugn, argue against, denouncing, impugns, denounced, face, be opposed to, impugning.