Dissented türkçesi Dissented nedir

  • Muhalif olmak.
  • Farklı düşünmek.
  • Aynı görüşte olmamak.
  • Karşı koymak.
  • Kabul etmemek.
  • Bozuşmak.
  • Karşı olmak.
  • Anglikan kilisesinden ayrılmak.
  • Aynı fikirde olmamak.
  • Ayrılmak.
  • Çekişmek.

Dissented ingilizcede ne demek, Dissented nerede nasıl kullanılır?

Dissenter : Mutezil. Ayrı görüşte olan kimse. Muhalif. Anglikan kilisesine karşı hristiyan. Karşıt görüşlü kimse.

Dissenters : Ayrı görüşte olan kimse. Karşıt görüşlü kimse. Anglikan kilisesine karşı hristiyan. Mutezil. Muhalif.

Dissent : Çekişmek. Karşı olmak. Aynı görüşte olmamak. Uyuşmazlık. Anglikan kilisesinden ayrılmak. Görüş ayrılığı. Anlaşmazlık. Karşı koymak. Farklı düşünmek. Bozuşmak.

Dissentient : Karşıt görüşlü. Muhalif. Muhalif olan. Ayrılık.

Dissentients : Muhalif. Karşıt görüşlülük. Karşıt görüşlü. Muhalif olan. Ayrılık.

Dissenting vote : Karşı oy. Muhalif oy.

Dissentious : Muhalefet eden. Karşı duran. Görüş ayrılığı içinde olan. Çekişmeci. Tartışan. Muhalif. Kavgacı.

Disse space : Disse aralığı. Karaciğerde kılcal kan damarlarının (sinüzoitler) endotelyumu ile karaciğer hücreleri (hepatositler) arasında kalan dar aralık.

Dissenting : Katılmayan. Görüş olarak ayrılan. Karşı duran. Muhalif kalan. Muhalefet eden. Görüş ayrılığına düşen. Fikir olarak ayrılan. Fikir ayrılığına düşme.

 

Dissensions : Bozuşma. Muhalefet. Kavga. Nifak. Geçimsizlik. Fitne. Uyuşmazlık. Çekişme. Niza. İhtilaf.

İngilizce Dissented Türkçe anlamı, Dissented eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dissented ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Somebody : Birisi. Bazısı. Bir kimse. Kimse. Önemli birisi. Şahsiyet. Biri. Önemli kimse. Kimisi.

Disapproved : Uygun görmemek. Onaylamamak. Reddetmek. Kınamak. Karşısında olmak. Beğenmemek.

Front : Ön. Hareket. Cüret. Tavır. Bakmak. Önemli mevki. Tiyatro, jeoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Paravana. Önyüz. Önde yer alan.

Declined : Geri çevirmek. Çekilmek. Çökmek. Çevirmek. Düşmek. Çürümek. Azalmak. Red. Eğimi olmak.

Chaffering : Pazarlık. Alışverişte bulunmak. Çekişme. Pazarlık etmek.

Individual : İnsan. Bireysel. Özel. Birbirinden ayrı. Özgün. Birey. Tek. Şahsi. Biyoloji, eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Belirli bir tür içinde kimi özellikleriyle öbürlerinden ayrılan ve bölünmez bir bütünlüğü olan varlık. 2-bir toplumu oluşturan birimlere verilen ad.

Apostatizing : Dönmek (dininden veya prensiplerinden veya inançlarından). Dinden dönmek. Dönmek (din).

Demurred : İtiraz. İtiraz etmek. Karşı çıkmak. Tereddüt etmek. Duraksama. Tereddüt. Zorluk çıkarmak. Etmek.

Be through : Beraberliği bitirmek. Arkadaşlığı bozmak. Bitirmek. Bir ilişkinin sonuna gelmek. İşe yaramaz olmak.

Disacknowledge : Tanımamak. Reddetmek.

Dissented synonyms : political dissident, break with, disapproves, bow out of, chaffers, front on to, dissident, argufying, protester, be off, demur, be at variance with, be separated, counteract, go against the grain, divide, chaffer, dissents, nonconformist, confronts, person, fall out with, break up, fronted, faces, be dead against, nimby, cample, chaffered, be at variance, divides, soul, argue.

 

Dissented zıt anlamlı kelimeler, Dissented kelime anlamı

Assent : Kabul. Anlaşmak. Anlaşma. Tasvip etmek. Razı olmak. Uzlaşma. Uzlaşmak. Onay. Onaylamak. Onamak.

Agree : Uymak (bir başka şeye). Hemfikir olmak. Uzlaşmak. Razı olmak. Uymak. Anlaşmak. Rıza göstermek. Kabul etmek. Yaramak. Uyuşmak.

Conformist : Konformist. Uyumlu kimse. Mevcut kurallara uyan. Kilise kurallarına uyan kimse. Uygitsinci. Uymacı. Uyumcu. Kurallara uyan kimse. Toplum kurallarına uyan kimse.