Be on the fence türkçesi Be on the fence nedir

  • Muallakta kalmak.
  • İkilemde kalmak.

Be on the fence ingilizcede ne demek, Be on the fence nerede nasıl kullanılır?

Be : -dır. Bulunmak. Anlamına gelmek. -di. Var olmak. Berylliumb (berilyum). Olmak. -dir. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. Mal olmak.

On : Çakırkeyif. Giyilmiş. Yönünde. Hazır. De. Devrede. Esnasında. Makbul. Üstünde.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Fence : Çit ile çevirmek. Etrafını çitle çevirmek. Tahta perde. Savunmak. Kaçamak yanıt vermek. Doğru yanıt vermekten kaçınmak. Çit. Çalıntı mal satmak. Korumak. Eskrim sporu yapmak.

Be on the air : Radyodan seslenmek. Yayında olmak.

Be on the ball : İşi bilmek. Dikkatli veya uyanık veya açıkgöz veya canlı olmak. İşini iyi bilmek. Uyanık olmak. Dikkatli olmak. Çabuk anlamak veya kavramak. Neyin ne olduğunu bilmek. Olup bitenleri bilmek.

Be on the bench : Hakimlik yapmak. Yargıçlık yapmak.

Be on the board : Yönetim kurulunda olmak.

Be on the alert : Alesta beklemek. Tetikte olmak. Tetikte beklemek. Gözünü dört açmak. Uyanık olmak. Teyakkuz etmek.

 

İngilizce Be on the fence Türkçe anlamı, Be on the fence eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Be on the fence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Wavered : Titremek. Titreşmek. Duraksamak. Duraklamak. Sendelemek. (alev) titremek. Sallanmak. Tereddüt etmek. Bocalamak.

Straddle the fence : İki arada bir derede kalmak. İki tarafı da desteklemek. İki oynamak. Kararsız kalmak. Tereddütte kalmak.

Seesaw : İkilem yaşamak. İnip çıkmak. Aşağı yukarı sallanmak. Gidip gelmek. İnip çıkma. Tahteravalli. Çöğünmek. Tahterevalliye binmek. Kah öyle kah böyle olmak.

Sit on the fence : Kararsız olmak. Yan tutmamak. Tarafsız kalmak. Şaibeye düşmek. Bir karar vermekten kaçınmak. Karar vermekte tereddüt etmek. Taraf olmamak. Herhangi bir karar almaktan kaçınmak. Dahil olmaktan kaçınmak.

Lie over : Ertelenmek. Yan yatmak. Sarkmak. Askıya almak.

Wavers : (alev) titremek. Titremek. Bocalamak. Sallanmak. Duraklamak. Tereddüd etmek. Tereddüt etmek. Titreşmek. Sendelemek.

Seesaws : Tahterevalliye binmek. İkilem yaşamak. Tereddüt etmek. Kah öyle kah böyle olmak. Çöğünmek. Aşağı yukarı sallanmak. İnip çıkmak. Gidip gelmek. Kararsız olmak.

Waver : Bocalamak. Duraksamak. Titremek. Tereddüt etmek. Sendelemek. (alev) titremek. Tereddüd etmek. Titreşmek. Sürekliliğini yitirmek.