Befitted türkçesi Befitted nedir

Befitted ingilizcede ne demek, Befitted nerede nasıl kullanılır?

Befitting : Yakışma. Yakışır. Uygun. Yerinde. Yakışık alır. Yakışarak. Yakışan. Yaraşır.

Befittingly : Uygun bir şekilde. Yerinde bir şekilde. Uygun olarak. Yakışır halde. Yaraşır bir şekilde. Yakışır bir şekilde.

Unbefitting : Uygun olmayan. Yakışık almayan. Uygunsuz.

Befit : Uygun düşmek. Yakışmak (elbise vb). Yaraşmak. Yakışmak. Uygun olmak. Münasip olmak.

Befits : Uygun düşmek. Yaraşmak. Yakışmak.

Globefish : Balon balığı. Fahaka. Kirpi balığı.

İngilizce Befitted Türkçe anlamı, Befitted eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Befitted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Soused : Çakırkeyif. Kafası dumanlı. İçkili. Zil zurna (sarhoş). Sarhoş.

Be designed to : Biçilmiş kaftan olmak.

Beseem : Yakışık almak.

Slopped : Çakırkeyif. Suda yürümek. Sarhoş. Çamurlu suda koşmak. Dökmek. Sıçratmak. Eğimli. Döküp saçmak. Kafası dumanlı. Höpürdeterek içmek.

Behooving : İcap etmek. Gerekmek. Düşmek (iş). Yakışık almak.

Befit : Münasip olmak.

Becomes : Uymak yakışmak. Olmak. Güzel durmak. Laşmak. Haline gelmek. Kesilmek. Leşmek.

 

Behooves : Düşmek (iş).

Belong : Üyesi olmak. Ait olmak. Yerinde olmak. Doğru yerde olmak. Yararlı olmak. İlgili olmak. -in yeri (belirli bir yerde) olmak. Yeri olmak. Nin olmak. (birine) ait olmak.

Fit the bill : Nitelikleri karşılamak. Aranan vasıflara haiz olmak. Tam istediği şey olmak. Gereken özellikleri karşılamak. Bir göreve uygun olmak. Uygun gelmek. Amaca uymak. İhtiyaca uygun olmak. İşe yaramak.

Befitted synonyms : pie eyed, wet, squiffy, behoved, applies, fill the bill, drunk, assort well with, adapted for, smashed, be all of a piece with, suits, suit, assorts, assort, be suitable, tight, small, assorting, intoxicated, plastered, diminished, fuddled, stiff, be equal to, beseeming, blotto, behove, become, lend itself to, becometh, be in accordance with, chime in with.

Befitted zıt anlamlı kelimeler, Befitted kelime anlamı

Sober : Ilımlı. İçkide aşırıya kaçmayan. Durgunlaştırmak. Ayılmak. Temkinli. Gösterişsiz. Sade. Sarhoş olmayan. Ölçülü. Düşünceli bir hale sokmak.

Increased : Katmerlenmiş. Yoğunlaştırılmış. Artmış. Arttırılmış. Yükseltilmiş. Artırılmış. İlave edilmiş. Büyütülmüş. Zamlı. Katlanmış.