Being split türkçesi Being split nedir

Being split ingilizcede ne demek, Being split nerede nasıl kullanılır?

Being : Yaşam. Varoluş. Vücut. Olma. Yaradılış. Varlık. Oluş. İnsan. Yapı. Yaratık.

Split : Yarık. Defolup gitmek. Bölme. İktisat, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yarmak. Ayrılık. Ayrılmak. Ayırmak. Üleşmek. Bozuşma.

Being a native born israeli : Anayurdu israil olma. İsrail yerlisi olma. İsrail'de doğmuş ve büyümüş olma.

Being a shareholder : Hissedarlık.

Being abandoned : Terk edilmiş olma. Ortada bırakılmış olma. Reddedilmiş olma. Bırakılmış olma.

Being absorbed : Asimile dilmiş olma. İçine çekilmiş olma. Emilmiş olma. Soğurulmuş olma. Absorbe edilmiş olma.

İngilizce Being split Türkçe anlamı, Being split eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Being split ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Breakups : Çöküş. Bozulma. Ayrılma. Bozulmalar.

Disorganization : Deorganizasyon. Düzensizlik. Karışıklık. Dağınıklık.

Resolution : Bir optik dizgenin, birbirine yakın iki noktayı seçiklikle aktarabildiği en küçük uzaklık. gözün aynı özelliği gösteren niteliği. Önerge. Çözünme. Metanet. Önerme. Ayırma. Seçme gücü. Niyet. Ayrışma. Çözme.

 

Disjunction : Ayrılma. Ayırma. Ayrılma ya da ayrılmış. Ayrışım. Ayırtım. Parçalarına ayırma. Disjonksiyon. Ayırtim.

Divisions : Bölge. Dağıtım. Küme (futbol terimi). Anlaşmazlık. İkiye ayrılma. Bölüm. Ayırma. Bölme. Uyuşmazlık.

Division : Ayırma. Anlaşmazlık. Dağıtım. Tümen. Paylaştırma. Bölüm. Siklet (boks). Embriyoyu meydana getirmek üzere döllenmiş yumurtanın geçirdiği bir seri mitoz bölünme ile önce ikiye, sonra dörde, sonra 8, 16 vb. sayıda hücrelere devam eden bölünmeler sırasında morula, blastula, gastrula evrelerinin ve daha sonra da embriyonun oluşması. segmentli hayvanlarda, böceklerde, embriyonun gelişmesi sırasında vücudun parçalara ayrılması. metamerizasyon. Filumların bir araya gelmesiyle teşekkül eden, canlıların sınıflandırılmasında kullanılan bir terim. divizyo.

Decompositions : Dekompozisyon. Ayrışma. Bozulma. Analiz. Bozuşma. Alt gruplara ayırma. Çürüklük. İnceleme. Çürüme. Ayrıştırma.

Cracking : Yırtık. Kraking. On numara (müthiş). Müthiş. Çatlak. Fisürlerin açılması. Yüksek sıcaklık etkisiyle ve kimi zaman tezgenlerin de yardımıyla uzun hidrokarbon zincirlerinin kırılarak daha küçük moleküller oluşturması. Muhteşem.

Disengagement : Salıverme. İlgiyi kesme. Geri çekilme. Bağlantı kesilmesi. Geri çekilme (askeri terim). Çatma doğrultusu kapalı olan savutun namlu ucunu, üst doğrultularda karşı savutun altından, alt doğrultularda ise üstünden bir yarım çember ile geçirme. (bir saldırı ya da saldırı öncesi için, savut namlusunu karşı doğrultuya yöneltmek amacıyla uygulanır.). Bırakma. Kopuş.

 

Crackups : Ruhsal çöküş. Çöküş. Çökme. Yıkılma. Kaza.

Being split synonyms : crackings, being broken, breakup, deterioration, disentangling, disengagements, fissioning, fissions, creepages, cleavages, divarication, breaking up, decrepitation, hydrolysis, disorganisation, deconcentration, decomposition, disunion, crackup, creepage, disintegration, demerger, desagregation, lysol, compartmentation, dissociation, deteriorations, disincorporation, disorientation, desintegration, degradation, dichotomy, fission.