Below the belt türkçesi Below the belt nedir

  • [#haksız Haksızca].
  • Belden aşağı.
  • Kahpece.

Below the belt ingilizcede ne demek, Below the belt nerede nasıl kullanılır?

Below : Aşağıdaki. Oyun alanının seyirciye en yakın düzeyi. Aşağıda. Aşağı. Alttan. Sahnenin seyirciye yakın kesimi. bk. sahne aşağısı. Altta. Alt. Alttaki. Aşağıdan.

The : Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Belt : Kuşakla bağlamak. Kemerle dövmek. İklim kuşağı. Kayış. Yumruk indirmek. Sarmak. Bölge. Kemer bağlamak. Kemerle bağlamak. Kemer.

Hit below the belt : Kalleşlik etmek. Kahpelik etmek. Kemerden aşağı usulsüz olarak vurmak. Bel altı vurmak. Haksızlık etmek. Belden aşağı vurmak. Aniden saldırmak. Yumuşak karnına vurmak.

Below the average : Seviyenin altında. Ortalamanın altında.

Below the surface : Gözün gördüğünden daha fazlası vardır. Dünya yüzeyinin altı. Bu buz dağının sadece görünen yüzü. Yüzeyin altında. Toprak altı. Yeryüzünün altı. Yeryüzü seviyesinin altı. Yer altı.

Below the salt : Az tanınmış kimseler arasında. Hizmetçilerle beraber.

Below the line transactions : Çizgi altı işlemler. Ödemeler bilançosunda çizgi üstü işlemlerdeki açık veya fazlayı kapamaya yönelik gedik kapatan işlemler. krş. resmi rezervler hesabı, denkleştirici işlemler, çizgi üstü işlemler.

 

Under the belt : Kemer altı. Müsade edilmeyen bir şekilde. Bel altı. Kanun dışı olarak.

Below the skin : Derinin altında.

İngilizce Below the belt Türkçe anlamı, Below the belt eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Below the belt ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Unrighteously : Adaletsiz bir biçimde. Adaletli olmayan bir şekilde. Adaletsiz olarak. Adaletsizce. Haklı olmayan bir şekilde.

Unfairly : Adaletsiz bir biçimde. İnsafsızca. Yanlı bir şekilde.

Indecently : Kırıcı olarak. Açık saçık bir şekilde. Edepsizce. Gereksiz bir şekilde. Adaletsiz bir şekilde. Adil olmayan bir şekilde. Kırarak. Ahlaksızca. Ahlaka aykırı bir şekilde.

Iniqultous : Kötü. Haksız.

Bawdiness : Açık saçık olma. Açık saçık oluş. İffetsizlik. Açık saçıklık. Taşkınlık. Müstehcen söz. Uçarı olma durumu. Gürültücülük. Müstehcenlik.

Wrongfully : Haksız yere. Onursuzca. Kusurlu olarak. Haksız surette. Yanlış bir şekilde. Yasal olmayan bir şekilde. Ahlak veya hukuk kurallanna aykırı olarak. Şerefsizce. Haksız olarak.